Define cilik ve define isaretleri hakkında kullanıcılara bilgiler sunulan forum sitesi, define isaretleri, define siteleri, define sitesi, definecilik Eğitim Konulari :nekropoller | Define Mekanı- Define işaretleri

Eğitim Konulari :nekropoller

Konusu 'Eski uygarlıklar ve yaşam tarzları' forumundadır ve BABACONDA tarafından 22 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. BABACONDA

    BABACONDA DiScOvErY Araştırmacı

    Katılım:
    25 Nisan 2016
    Mesajlar:
    986
    Beğenileri:
    2.678
    Tecrübe Puanı:
    93
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    yer 6 mensubu
    Yer:
    iDA
    Yukarı Söğütlü, bugünkü Adıyaman ili Besni ilçesine bağlı Kesmetepe Beldesinin
    güneybatısında ve antik dönemde Kommagene adıyla bilinen bölge içerisinde bulunan bir köy
    yerleşmesidir1. Yerleşim alanı Keysun Ovası’nın güneybatısında, Torosların uzantısı olan bir
    dağın güney yamacında gelişmektedir (Resim 1). Güneydoğu ve kuzeybatıda yükselen kayalık
    dağ uzantıları köyün mekânsal sınırlarını belirlemektedir. Antik kalıntılar modern yerleşmenin
    altında kalmıştır.
    Yazılı kaynaklar ve arkeolojik belgeler araştırmaya konu alanda bulunan antik yerleşmenin
    adı konusunda bilgi vermemektedir. Bu bölgede kurulan yerleşmenin kaderini ve tarihini
    muhtemelen bölgenin diğer kentlerinde olduğu gibi Kommagene Bölgesi belirlemiştir. Tarım
    için elverişli, verimli toprağıyla günümüze kadar önemini korumuş olan Keysun Ovasına yakın
    stratejik bir mevkideki konumu, ilk kuruluş tarihinden itibaren önemli bir istasyon görevi
    üstlendiğini işaret etmektedir.
    II. ARAŞTIRMALARIN TARİHÇESİ
    Bölgede şimdiye kadar günümüzün arkeoloji anlayışı ve bilimsel çalışma esaslarına uygun
    geniş çapta bir araştırma yapılmamıştır. Köyün merkezinde Adıyaman Müze Müdürlüğü’nce
    1983 yılında kurtarma kazısı çalışmaları sürdürülmüştür. Bu kazılar sırasında taban
    mozaiklerine ait kalıntılar açığa çıkarılmıştır. Mozaiklerin bulunduğu alanda sistemli bir
    inceleme henüz gerçekleştirilmemiştir. Mozaikte okunan yazıt, ait olduğu yapının bir kilise
    olduğunu belgelemektedir. Ancak mevcut bilgiler yapının planını tespit etmemiz için
    Burada sunulan çalışma T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 16.08.2006 tarih ve 134887 sayılı yüzey
    araştırması izni ile gerçekleştirilen yüzey araştırmamızda elde edilen bulgu ve buluntular ışığında
    hazırlanmıştır. Bu vesileyle T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel
    Müdürlüğü’nün Sayın yetkililerine, Adıyaman Valisi Sayın Halil Işık’a, Besni Kaymakamı Sayın Hulusi
    Şahin’e, Besni Belediye Başkanı Sayın İbrahim Öztürk’e, araştırmanın her aşamasında özverili ve yapıcı katkılarını
    esirgemeyen araştırma ekip üyemiz Sayın Ali Nadir Zeyrek’e, ayrıca bize rehberlik eden Sayın İrfan Yılmaz’a
    (Öğretmen, Besni Anadolu Lisesi) teşekkürü borç bilirim.
    1 Koordinat: 37° 32' 00" K; 37° 46' 00" D
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    196
    yetersizdir2. Köy meydanında ve evlerin duvarları kenarında çevreye dağılmış biçimde duran
    mimariye ait parçalar – sütun tamburları ve başlıkları– muhtemelen bu yapıya aittir. “Besni
    Kültür Varlıklarının Tanıtılması ve Ülke Turizmine Kazandırılması” isimli proje, bölgedeki
    2005 yılında ilk kez tarafımızdan başlatılan sistemli arkeolojik çalışma niteliği taşımaktadır.
    Projenin bu alt yapı hazırlık döneminde Yukarı Söğütlü’deki yüzeyde görülebilen antik
    kalıntılar ve izinsiz sürdürülen kazıların meydana getirdiği tahribatlar dikkatimizi çekmiştir.
    2005 yılı çalışmalarımızda elde ettiğimiz bilgi, bulgu ve belgelerin genel değerlendirmesini
    topladığımız ve arkeoloji bilimi dünyasının ilgisine sunduğumuz kitabımızda Yukarı Söğütlü’ye
    de konular kapsamında yer verilmiştir3.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 1. Yukarı Söğütlü, kuzeybatıdan genel
    “Besni ve Yakın Çevresinde Yüzey Araştırmaları–2006” başlıklı proje kapsamında Yukarı
    Söğütlü’yü konu alan incelemelerimiz de derinleştirilmiştir4. Köyün merkezindeki meydanda ve
    evlerin bahçelerinde çok sayıda zeytinyağı presine ait kalıntı tespit edilmiştir. Bu kalıntıların
    yakınında ise su kuyuları bulunmaktadır. Yerel halktan kişiler yakın tarihe kadar çevrede zengin
    zeytin ağaçlarının varlığından söz etmektedir. Ancak bugün bu ağaçları görmek mümkün
    değildir. Zeytin ezgi taşlarının boyutları (Ç: ortalama 1.70 – 2.00 m; K: 0.50 m) yağ üretiminin
    ancak yöre halkının kendi ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olduğunu işaret etmektedir.
    Yüzeydeki kalıntılar herhangi bir yağ üretilen işletmenin bulunduğunu belgelemek için
    yetersizdir.
    Burada sunulan çalışmada ise Yukarı Söğütlü’nün güneydoğu ve kuzeybatısında yükselen
    yamaçlarda tespit edilen kaya mezarları değerlendirilmiştir. Aşağıda köyün yakın çevresinde
    2 Zeyrek 2006: 110–111; Yener 1994: 379.
    3Zeyrek 2006.
    4T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 16.08.2006 tarih ve 134887
    sayılı yüzey araştırması izni.
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    197
    incelenen iki nekropol alanı ve bu nekropollerde içine girilebilen iki mezar yapısı ayrıntılı
    biçimde ele alınmıştır.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 2. Güneydoğu Nekropol alanı, Güneydoğu’dan
    III. NEKROPOLLER
    A) Güneydoğu Nekropolü
    Nekropol Alanının Genel Tanımı
    Kuzeybatı – güneydoğu yönünde yay biçiminde kıvrılan engebeli bir yüzey şekline sahip
    olan kayalık bir dağ, modern köyü çevrelemektedir (Resim 2). Anılan dağın sarp ve engebeli
    yamaçlarında kaya içine yeraltında oyulmuş mezar yapılarının girişini işaret eden dromoslar
    tespit edilmiştir. Bunlar yüzeyde birbirine yakın mesafede, ancak dağınık biçimde yer
    almaktadır. Bu da belirli bir plana uyulmadan arazi yapısının imkân verdiği alanın mezar yapısı
    için tercih edildiğini ortaya koymaktadır. Mezarlara ulaşımı sağlayan herhangi bir yol kalıntısı
    izlenememiştir.
    Yüzey incelemeleri dromosların kural olmamakla beraber genelde güneybatıdan
    kuzeydoğuya doğru eğimle derinleştiklerini, yaklaşık 0.90 – 1.00 m genişliğe, 6.00 – 6.30 m
    uzunluğa sahip olduklarını ortaya koymuştur. Dromosların içerisi taş ve toprak ile dolmuş
    durumdadır. Ancak bilinmeyen bir tarihte mezarlara izinsiz kazı yapanlar tarafından girildiği ve
    tahrip edildiği anlaşılmaktadır. Kapı seviyeleri dolgu taş ve toprak altında kaldığından girişe
    uzanan rampalar, giriş kapıları ve girişin açıldığı mezar odası/odaları hakkında bilgi yoktur.
    Yöre halkı nekropol alanının genişlediği yamacın eteğinde, modern yerleşmenin başladığı
    bahçelerin içerisinde rastlantı sonucu tespit edilen basit ve gösterişsiz toprak gömüden söz
    etmektedir. Edinilen bu bilgiler yardımıyla gömülerin toprak yüzeyde cesedin sığabileceği
    boyutlarda ve mevcut taban seviyesinin altında kalacak biçimde açılan çukurlara doğrudan
    yapıldığı anlaşılmaktadır5.
    5Toprak mezarlar her dönemde yaygın biçimde kullanılmış mezar tipleridir. M.S. 2. yüzyıl Anadolu’nun geneli için
    olduğu gibi Besni ve çevresinde de zenginlik ve refah dönemi olmuştur. Lüksü işaret eden lahitler ve kaya mezarları
    gömüler için tercih edilmiştir. Dolayısıyla Roma imparatorluk dönemine tarihlenen toprak mezarların M.S. 3.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    198
    GD-Mezar 16
    Nekropol alanında içerisine girilebilen tek mezar yapısıdır. Yerleşmeyi güneydoğuda
    sınırlayan tepenin kuzeybatı yamacının üst kısımında bulunmaktadır (Resim 2).
    Mezar Yapısının Mimarisi
    Girişi güneybatı yönünde başlayan dromos (G: 1.00 m; U: 6.40 m), kuzeydoğu
    doğrultusunda eğimle derinleşmektedir (Resim 3–4). Dromos izinsiz kazı çalışmaları
    sürdürülürken mezar odasından çıkarılan hafriyat doprağı ile doldurulmuştur. Bu da dromosun
    tabanını tanımlamamızı engellemektedir. Dromosun kuzeydoğu ucunda üst kenarı cephede
    şişkin kemerli bir kapıya ulaşılmaktadır (Y: 0.90 m; G: ~1.00 m). Tek parça, kabaca işlenmiş ve
    yuvarlak form verilmiş büyük yassı taş bir blok kapı taşı olarak kullanılmış olup, kuzeybatı
    yönünde oyulan niş içerisinde in situ durmaktadır7. Tabanda bir eşik bulunmaktadır. Kapının
    üst kısmında bir erkek büstü kabartması görülmektedir (Y: ~0.50 m; G: ~0.40 m). Bu figür
    cepheden betimlenmiştir. Ancak doğa ve insan kaynaklı tahribatla yüzey aşınmış olduğundan
    detaylar hakkında bilgi yoktur8.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 3. Plan, GD-Mezar 1, ölçeksiz
    yüzyıldan önce yaygın olmadığını kabul etmek mümkündür. M.S. 3. yüzyıldan itibaren imparatorluğun genelinde
    yaşanan siyasi huzursuzluk ortamı ve ekonomik gerileme, gömü ve gömüt geleneğini de etkilemiş olmalıdır. Toprak
    mezarlar Besni ve çevresinde muhtemelen Roma İmparatorluk döneminin sonlarından itibaren Geç Antik Çağda ve
    Bizans dönemlerinde yaygınlaşmıştır. Ekonomik sıkıntılar ve Hıristiyanlığın da etkisiyle lahit ve mezar odaları gibi
    oldukça pahalı ve gösterişli mezarlar yapılmamıştır. Zeyrek 2006: 194.
    6 İleride gerçekleştirilecek kazı ve araştırmalarda karışıklık yaratmaması açısından mezarı isimlendirirken nekropolün
    bulunduğu yönü dikkate alarak Güneydoğu (GD), mezar numarası için ise Mezar 1 (GD-Mezar 1) kodu tarafımızdan
    verilmiştir.
    7 Mezarda bilinmeyen bir tarihte sürdürülen izinsiz kazılar sırasında kapı kanadı görevi gören bu blok, niş içerisindeki
    yuvasına itilerek içeri girilmiştir. Kapı nişinin boşluğu arkada mezar odası var şeklinde değerlendirilmiş ve mezar
    odasının iç kısmında kuzeybatıdaki yüzeye geniş bir delik açılmıştır. Kapı taşının niş içerisindeki kenarı
    görülmektedir.
    8 Baş 2/3 eksiktir. Sağ omuzdan itibaren sol koltuk altına doğru tabaka halinde kırılmıştır. Ancak boynun sağ yanında
    giysinin dik açı yapan köşeli boyun açıklığı tanımlanabilmektedir. Sağ omuz üzerindeki kumaş tomarına ait kıvrım
    kalıntısı mantoya aittir.
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    199

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 4. Dromos, GD-Mmezar 1, Güneybatı’dan
    Mezar kapısı doğrudan tek odalı bir mezara açılmaktadır (Resim 3). Dromos toprak ve taş
    ile dolu olduğundan mezar odasına bir insanın zorlukla girebildiği bir açıklıktan
    ulaşılabilmektedir. Kapı açıklığı mezar odasının iç kısmında dikdörtgen formludur. Söveler ve
    lento dışa doğru kademeli olarak yükselen üç adet düz silme ile bezenmiştir (Resim 5).
    Lentonun üzerinedeki kalıntılar bu alana kazıma çizgi ile bir madalyon işlendiğini
    belgelemektedir. Madalyon kıvrımının üst kısmına ait küçük bir kalıntıya dikey aksta bağlanan
    kazıma çizgi madalyon içerisinde dört kollu bir haçı işaret etmektedir.
    Mezar odası dikdörtgen planlıdır. Duvarlar ve tavan kabaca işlenmiştir. Yüzeyde görülen
    sıva kalıntıları mekânın tüm iç yüzeyinin ve tavanının sıvalı olduğunu işaret etmektedir. Ayrıca
    duvar resimlerinin mevcut olabileceği fikrini vermektedir9. Tavan, kuzeydoğu – güneybatı
    yönünde uzanan beşik tonoz biçimlidir. Kemer ayağı mezar odasını dört yönde çevreleyen
    korniş üzerine oturmaktadır. Korniş aynı kayaya kabartma işlenmiştir.
    Mezar odasının üç duvarında (kuzeydoğu, kuzeybatı ve güneydoğu) aynı kaya içerisine
    oyulmuş mezar nişleri bulunmaktadır. Güneybatıdaki giriş cephesinde ise giriş kapısının
    güneydoğu yanında, mezar odasının köşesine yakın noktada bir aedicula işlenmiştir (Resim 5).
    Aedicula iki bölümden oluşmaktadır. Alttaki bölüm bir podium şeklindedir. İki yandaki ayak
    dörtgen kesitli olup, ahşap işçiliği fikrini vermektedir. Aediculanın üst bölümü dikdörtgen bir
    niş formuna sahip olup, üst kenarı kemerlidir ve yarım kubbe biçiminde derinleşmektedir. Nişin
    iç yüzeyi ise yuvarlatılmıştır. Yarım kubbenin cephe kısmındaki kemer alnı şişkin kemer tipi
    biçimindedir. Bu kemerin yüzeyi ise kıvrılan kademeli silme bezemeye sahiptir. Kemer ayakları
    nişin iki yan kenarını da belirleyen pilaster antelerin başlıkları üzerine oturmaktadır.
    Buraya kadar genel mimarisine değinilen mezar odasının mezar nişleri ve mezarları konusu
    aşağıda ayrıntılı biçimde incelenecektir.
    9 İleride mezar odasını dolduran hafriyat toprağının temizlik çalışmaları sürdürülecek olursa duvar resmine ait kalıntı
    bulunabileceği ihtimali dikkate alınmalıdır.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    200

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 5. GD-Mezar 1, giriş cephesi (Güneybatı), mezar odasının içinden
    Mezarlar
    Kuzeydoğu Duvarı
    Bu cephede üstte tek, altta ise aynı düzlemde yan yana simetrik biçimde birbirini
    tekrarlayan formda iki olmak üzere toplam üç adet arcosoliumlu mezar nişi mevcuttur (Resim
    6). Nişler ana kayanın içine oyulmuştur. Mezar nişleri tekneli arcosolium tipinin ana unsurlarını
    taşımaktadır.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 6. GD-Mezar 1, mezar odasının Kuzeydoğu cephesi
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    201
    Simetrik iki aedicula üstteki mezar nişinin iki yanında yine aynı kaya içine oyulmuştur.
    Bunlar giriş cephesinde kapının yanında tanımlanan aedicula ile boyut ve işçilik açısında
    benzerliklere sahiptir, ancak podiumları yoktur. Aediculae ve bunların ortasında yer alan
    arcosoliumlu mezar nişi mezar odasının üst örtüsünü oluşturan tonoz kemerinin yan duvarlara
    oturduğu yüzey hizasında mezar odasını çevreleyen korniş üzerine oturmaktadır. Arcosolium
    beşik kemer tipinde olup, alın kısmı aediculaeda tanımlandığı gibi dışa doğru kademeli olarak
    yükselen üç adet düz silme ile bezenmiştir. Kemer ayakları dört yivli pilaster antelerin
    üzerindeki Ion tipi başlıkların üzerine oturmaktadır. Mezar nişinin iç yüzeyi dar yanlarda ve
    uzun kenar yüzeyinde geniş yay kıvrımlı girland çelengi ve bunları taşıyan bukranion
    kabartmamaları ile bezenmiştir. Kabartmalar kaba işçilikli olup, yüzey aşınmıştır. Bukranionlar
    ise tahrip edilmiştir.
    Kornişin alt kısmında simetrik iki arcosolium mezar nişi aynı kaya yüzeyinden içe doğru
    oyulmuştur (Resim 6). Arcosoliumlar basık kemer formunda işlenmiş, kemer alınları dışa doğru
    kademeli biçimde yükselen üç adet düz silme ile bezenmiştir. Kemer ayakları iki mezar
    ortasında dört yivli işlenmiş sütün gövdesinin üzerindeki Ion başlığının üzerine, iki yanda ise
    mezar odasının köşesinde yüzeye kabartma işlenmiş benzer sütun gövdeleri ve başlıklarına
    oturmaktadır.
    Gömüler yukarıda tanımlanan üç niş içerisindeki boyuna kesitleri dikdörtgen formlu üç
    lahide yapılmıştır. Lahitler nişlerin içlerini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak
    suretiyle meydana getirilmiştir. Lahitlerin kapakları bugün yerlerinde mevcut değildir.
    Dolayısıyla lahit kapakları hakkında bilgi yoktur.
    Güneydoğu Duvarı
    Tonoz ayaklarından biri ile mezar odasının bu yöndeki duvarını mezar odasının üst kenarını
    çevreleyen kornişin uzantısı sınırlamaktadır. Duvar yüzeyinde üç adet arcosolium mezar nişi
    bulunmaktadır (Resim 3). Buradaki nişler kuzeydoğu duvarında kornişin altında kalan bölümde
    tanımlanan basık kemerli nişler ile yakın benzerliklere sahiptir. Ortadaki mezar nişinin kemer
    alın çerçevesi iki yandaki kemerler ile aynı Ion tipi sütun başlıkları üzerine oturmaktadır. Yan
    nişlerden kuzeydoğu yöndeki, mezar odasının kuzeydoğu-güneydoğu köşesinde kuzeydoğu
    duvarında oyulmuş nişin kemer ayağı ile aynı sütun başlığını paylaşmaktadır. Nişlerin iç
    yüzeyinde herhangi bir bezeme görülmemektedir. Lahitler, mezar odasında tespit edilen
    diğerleri gibi nişlerin içlerini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak suretiyle
    meydana getirilmiştir.
    Kuzeybatı Duvarı
    İncelemeye konu bu duvarda görülen mezar nişleri de arcosoliumludur (Resim 3 ve 7).
    Bunlar, mezar odasının güneydoğu duvarında ve kuzeydoğu duvarın alt bölümünde
    tanımlananlar ile hem mimarileri hem Ion tipi sütun başlıkları ve dört yivli ante pilasterlerinden
    oluşan kabartma motifleri ile tipolojik açıdan yakın benzerliklere sahiptir. Lahitler mezar
    odasının bu yönünde de nişlerin içlerini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak
    suretiyle meydana getirilmiştir.
    Mezar odasında izinsiz sürdürülen kazı çalışmalarında içeriden dışarıya atılamadığı
    anlaşılan dolgu toprağı mekân içerisinde sağa-sola aktarılmıştır. Söz konusu bu fiziki
    müdahaleler mezar odasının kuzeybatı duvar kenarı ve tabanı hakkında fikir verecek kalıntıları
    açığa çıkarmıştır. Lahitlerin oturduğu zemin ile mezar odasının tabanı arası
    basamaklandırılmıştır. Arcosolium kemerlerinin oturduğu Ion başlıkları altındaki yivli sütun
    pilasterleri basamak üst seviyesinde tabana oturmaktadır. Mevcut kalıntılar sütun kadidesi tespit
    etmeye yardımcı olmamıştır. Ancak sütunların oturduğu alan ile lahitlerin bulunduğu kısım
    arası kanal ile ayrılmış ve sütunların altında bir pilinthos görünümü verilmiştir.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    202

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 7. GD-Mezar 1, mezar odasının Kuzeybatı cephesi
    Ara Değerlendirme
    Yukarıda ayrıntılı tanımı yapılan mezar yapısı, Besni ve yakın çevresinde tespit edilen kaya
    mezarlarından tek odalı hipoje tipinin tekneli arcosoliumlu mezarlar grubu için belirlenen
    karakteristik özelliklere sahiptir10. Basit rampa şeklinde derinleşen dromosun kapısı doğrudan
    mezar odasına açılmaktadır. Mezar odasının tavanı beşik tonoz şeklinde işlenmiştir. Duvarlarda
    tonoz ayağı seviyesinde görülen bir korniş dışında mimariye ait bezeme yoktur. Ancak mezar
    odasının tavanında ve duvarlarında görülen kireç harçlı kalıntılar, mezar odasının tavan ve
    duvarlarının sıvalı olduğu fikrini vermektedir.
    Duvarlarda aynı kayaya oyulmuş mezar nişleri tekneli arcosoliumlu olup, bunların yan
    kenarlarını sınırlayan dört yivli pilasterler üzerindeki Ion tipi başlıkların taşıdıkları üç silmeli
    kemer alınları aynı kayaya kabartma işlenmiştir ve mezar nişlerine aedicula görünümü
    kazandırmıştır. Değinilen Ion başlıklı cephe mimarisi Kommagene bölgesinde incelenen
    mezarlarda şimdiye kadar tespit edilememiştir11.
    Mezar yapısının dışında dromos kapısının alınlığının üst kısımlarında bulunan mezar
    stelindeki büst kabartması tipolojik ve ikonografik açıdan değerlendirme yapmaya yardımcı
    olmamaktadır. Ancak Roma heykel sanatının etkisini taşıyan büstü Roma dönemi içerisinde
    değerlendirmek mümkündür12.
    Güneybatı cephede güneybatı – güneydoğu duvarlarının kesiştiği köşe yakınında bulunan
    aedicula, mezar yapısında ölü kültü ile ilgili bir kutsal bölüme yer verildiğini işaret etmektedir.
    Buradaki incelemeye konu aedicula, Pompei evlerinde çok sayıda örneğini gördüğümüz Roma
    ev kültü geleneğine ait nişler ile tipolojik açıdan yakın benzerliklere sahiptir13. Anadolu’da
    10Zeyrek 2006: 178–186.
    11Anadolunun farklı bölgelerinde incelenmiş mezar yapılarında da Ion başlıklarının tarihlenmesine yardımcı olacak
    paralel bulunamamıştır. Mezarların cephe mimarisi ile ilgili bilinenler de halen tartışmalıdır. Örneğin Dağlık
    Phrygia’da Afyon Ayazin’den bir kaya mezarının cephe mimarisinde kemer tam plastik Ion sütun başlıkları üzerine
    oturmaktadır (Perrot and Chipiez 1890: 127–131, 140–141; Ramsay 1882: 263, Lev. 29, 6). Ancak mimariye ait bu
    kalıntıların tarihlendirilmesi hususu araştırmacılar tarafından tartışılmaktadır (Kortanoğlu 2006: 71; Körte 1898: 146–
    148; Haspels 1971: 305; Ramsay 1888: 373; Reber 1897: 63).
    12Roma imparatorluk dönemi mezar yapılarının heykeller, büstler ve kabartmalar ile donatılması yaygın bir
    uygulamadır. Guntram 1993.
    13 Aediculaların mimariye ait farklı uygulamaları için bkz.: Boyce 1937: 10–17.
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    203
    bunların en seçkin örneklerini Ephesos Yamaç Evleri 1 ve 2’de görmekteyiz. Ancak Anadolu
    mezar kültü geleneği ile bağlantılı somut buluntuların yeterli olmaması Yukarı Söğütlü’den
    mezar yapısında tespit ettiğimiz aediculanın Anadolu mezar mimarisi ve geleneği kapsamında
    irdelenmesini engellemektedir. Kommagene bölgesinde ve Anadolu’nun farklı merkezlerinde
    sürdürülecek araştırmalardan elde edilecek bulguların ileride bu konuya açıklık kazandırmasını
    ümit etmekteyiz. Fakat burada Roma ev kültü geleneğinin mezar kültünü etkilediği bir
    uygulamadan söz edilmesi mümkündür.
    Mezar odasının kuzeydoğu duvarındaki kornişin üst kısmında bulunan iki aedicula büyük
    ihtimalle mezar hediyelerinin korunması fonksiyonuna sahiptir. Aediculae ortasındaki mezar
    nişinin üç kenarını çevreleyen girlandlar ve bunları taşıyan bukranionlar doğa ve insan kaynaklı
    yoğun aşınmayla tahrip olmuştur. Detaylar belirsizdir. Mezar yapısında mevcut diğer mezar
    nişlerinin içerisinde kabartma bezemeye yer verilmemiştir. Roma’da hayvan başının taşıdığı
    girland motifi İmparatorluk Dönemi başlarından beri bilinmektedir. Bu motif M.Ö. 1. yüzyıldan
    itibaren bukranionların taşıdığı biçimi almıştır. Traianus dönemi (M.S. 98–117) başlarında lahit
    kabartmalarında girlandların figürler tarafından taşındığı uygulamalar ortaya çıkmıştır. Ancak
    değinilen bu gelişme/değişim Anadolu’da aynı olmamıştır. Girland kabartması sunaklar
    üzerinde Hellenistik dönemden beri görülmektedir. Girland motifinin mimariden ve/veya
    sunaklardan lahitlere, gömüt kültürüne geçişi ile ilgili sorulara henüz yanıt bulunamamıştır. Bu
    geleneğin Anadolu lahitlerinde olduğu gibi mezalarında da M.S. 2. yüzyıldan önce başlamış
    olması gerekir kanaati taşımaktayım14.
    Buraya kadar sunulan değerlendirmeler incelemeye konu seçtiğimiz mezar yapısının M.S.
    1. yüzyıldan sonra – M.S. 2. yüzyıldan önceki bir tarihte yapıldığını, mezar nişlerinin ve
    bezemelerin işçiliğinde ve tekniği farklılık göstermediğini somut biçimde belgelemektedir. Bu
    da mezar nişlerinin ve aediculaların farklı dönemlerde değil, mezar yapısının geneli ile birlikte
    bir bütün olarak planlandığı ve oyulduğu fikrini vermektedir. Mezar odasının kuzeydoğu
    duvarında iki aedicula ile sınırlı mezar nişi, içerisindeki girland kabartmaları ile diğer nişlerden
    daha önemli bir konuma sahiptir. Dolayısıyla bir aile mezarlığı fonksiyonuna sahip mezar
    yapısında aile büyüğüne ayrılmış ayrıcalıklı bir gömüt yeri söz konusu olmalıdır.
    Kapı lentosu üzerinde tanımlanan kazıma çizgi ile yapılmış dairesel ve buna düşey bağlanan
    motif kalıntısını madalyon içerisinde haç olarak tanımlamak mümkündür ve mezar yapısının
    Hıristiyanlık döneminde ikinci kullanım evresine sahip olduğu kanaati uyandırmaktadır.
    B) Kuzeybatı Nekropolü
    Nekropol Alanının Genel Tanımı
    Araştırmaya konu bölgede tespit edilen ikinci nekropol alanı Yukarı Söğütlü modern
    yerleşmesinin yaklaşık 500 m kuzeybatısında, kuzeydoğu – güneybatı yönünde uzanan ve fazla
    yüksek olmayan engebeli, kayalık bir dağ uzantısının yamacında gelişmektedir (Resim 8).
    Güneydoğu nekropolünde olduğu gibi burada tespit edilen mezarlar da bilinmeyen bir
    tarihte sürdürülen izinsiz kazılarda açığa çıkarılmış ve tahrip edilmiştir. Geçen zaman içerisinde
    içleri toprak ve taş ile dolmuş bu mezarların çoğu yakın tarihte ikinci kez kazılmış ve yeniden
    kapatılmıştır. Bazılarında ise kaçak kazılar halen sürdürülmektedir.
    Mezar Tipleri
    Bu nekropolde farklı mezar tiplerinin yanyana uygulandığı görülmektedir. Yeraltında
    oyulmuş mezar yapılarının girişini işaret eden çok sayıda dromosu yüzeyde tespit etmek
    mümkündür. Bunların yakın çevresinde basit ve lahit formlu khamosorion tipi mezar örnekleri
    mevcuttur.
    14Boschung 1993: 37–42; Işık 1993: 9–21.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    204

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 8. Kuzeybatı Nekropol alanı, Kuzeybatı’dan
    Kayaya Bağlı Lahitler: Khamosorion Tipi
    Tanım
    Bunlar tek veya ikili gruplar halinde görülmektedir. Uzun dikdörtgen kesitli sanduka biçimli
    bir tekne ve buna ait kapaktan oluşan mezarlardır15. Yüzeyde tespit edilen incelemeye konu
    mezar örnekleri, bunların yapımında yer seçimi ile ilgili herhangi bir kuralın söz konusu
    olmadığını ortaya koymuştur. Ancak lahit teknelerinin kayaların içine oyulmuş olması
    karakteristiktir. Lahit teknesi için uygun olmayan yüzeyler teraslanmış, yamaçları ise
    düzlenmiştir16 (Resim 8).
    Araştırmamızın bu bölümünde incelediğimiz mezarları işçilikleri yardımıyla bunları iki
    grupta toplamak mümkündür. Khamosorionların bazıları kaya içerisine düzgün bir şekilde
    oyulmuş dikdörtgen biçimli basit çukur formundadır. İkinci tip mezarlar ise daha ince işçilikli
    yapılmıştır. Üst kenarları kapağın oturabilmesi ve kaymaması için çepeçevre hafifçe
    yükseltilmiştir17.
    Ara Değerlendirme
    Yukarıda genel tanımı yapılan khamosorion tipi mezarlarda tarihlemeye yardımcı bezeme,
    profil, yazıt vb. unsurlar tespit edilememiştir. Dolayısıyla bunları tarihlendirmek oldukça
    zordur. Besni yöresinde incelenen khamosorion tipi mezarların genel değerlendirmesi bu tip
    mezarların bölgede M.S. 1. yüzyıl ikinci yarısından itibaren yapıldığını ve iki üç kuşak
    kullanıldığını ortaya koymuştu18. Değinilen tarihlendirmeyi Yukarı Söğütlü nekropolünden
    khamosorion mezar örnekleri için de önermemiz mümkündür.
    15Bunların uzunlukları genelde ~2.20 m, genişlikleri 0.85 – 0.95 m derinlikleri ise yine 0.40 – 0.60 metredir.
    16Nekropol alanında mevcut görülebilen örnekler arasında niş mezarlar ve arcosoliumlu mezarlara rastlanmamıştır.
    İleride gerçekleştirilecek sistemli kazı ve temizlik çalışmaları bu hususa açıklık kazandıracaktır.
    17Bunların örnekleri Ören Köyü’nün kuzeyinde yükselen tepenin kayalık yamacında ve Kesmetepe’nin yakınlarında
    yer alan Su Gözü mevkiindeki nekropol alanlarında tespit edilmiştir.
    18Zeyrek 2006: 181.
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    205
    Hipojeler
    Yeraltında kaya içine oyulmuş, tek veya çok odalı mezar yapıları bu mezar grubunu
    oluşturmaktadır.
    Yapımı Yarım Bırakılmış Bir Mezar Yapısı
    Nekropol alanının geliştiği tepenin eteğinde, Yukarı Söğütlü’ye uzanan yolun kenarında
    tespit edilen dromoslardan biri yakın tarihte sürdürülen izinsiz kazıda açığa çıkarılmıştır (Resim
    9). Hipoje tipi mezarların yapım aşamaları hakkında bize somut fikir vermiş olması açısından
    nekropoldeki bu dromosun ayrı bir önemi vardır.
    Dromos, ana kaya içerisinde güneydoğudan kuzeybatı yönüne doğru rampa yaparak
    derinleşmektedir. (G: 1.00 m; U: 6.10 m). Dromosun kuzeydoğu ucunda üst kenarı kemerli bir
    kapıya ulaşılmaktadır (Y: 0.90 m; G: ~1.00 m). Kapı açıklığı belirlenmiştir. Mezar odası ise
    oyulmadan bırakılmıştır. Kapının sağ üst köşesi kemer kıvrımının başlangıcından aşağı doğru
    kırılmıştır19.
    Burada incelediğimiz dromos yardımıyla mezar odası için tercih edilecek yerin önceden
    belirlendiği, bu tür gömütlerin yapımında ise öncelikle kapıya ulaşan koridorun oyulduğu
    belgelenmiştir. Ancak mezar sahibinin kendi tercih ettiği bir yerde sipariş üzerine yapım söz
    konusumu idi, yoksa önceden hazırlanmış bir mezar odası satın mı alınıyordu sorusuna somut
    yanıt bulunamamıştır.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 9. Yapımı tamamlanmamış mezar yapısı, Kuzeybatı Nekropolü
    19İzinsiz kazı yapanlarca tahrip edildiği kanaati vermektedir.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    206

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 10. Dromos, KB-Mezar 1,
    Güneydoğu’dan
    KB-Mezar 120/ Tatarın Mağarası21
    Kuzeybatı Nekropolünde içerisine girilebilen tek mezar yapısı nekropol alanının geliştiği
    tepenin eteğinde, Yukarı Söğütlü’ye uzanan yolun kenarında bulunmaktadır (Resim 10).
    Mezar Yapısının Mimarisi
    Girişi güneydoğu yönünde başlayan dromos (G: 0.90 m; U: 6.60 m), basamaklı olup
    (Basamak G: 0.30 x 0.90 m; Y: 0.20 m), kuzeybatı doğrultusunda eğimle derinleşmektedir
    (Resim 10–11). Dromos izinsiz kazı çalışmaları sürdürülürken mezar odasından çıkarılan
    hafriyat toprağı ile doldurulmuştur. Bu da dromosun basamak sayısını ve derinliğini tespit
    etmemize engel olmaktadır. Dromosunun ilk basamağının doğu yanında, aynı kayaya oyulmuş
    bir sunağın kaidesi görülmektedir. Plinthos kare kesitli olup (G: 0.26 x 0.26 m), eğimli bir açı
    ile gövdeye bağlandığı anlaşılmaktadır22.
    Dromosun kuzeybatı ucunda basık kemer alınlı (Kemer G: 1.00 m; Y: 0.40 m) bir kapıya
    ulaşılmaktadır. Eşik dolgu toprak altında kalmıştır. Kapı açıklığının iki yanında kapının açılıp
    kapanmasında sağa veya sola itilmesini, ayrıca kapının kapatılması durumunda iki yandan
    sabitlenmesini sağlayan nişler bulunmaktadır. Her iki nişin boyutları da aynıdır (G: 0.60 m; D:
    1.30 m).
    20İleride gerçekleştirilecek kazı ve araştırmalarda karışıklık yaratmaması açısından mezarı isimlendirirken nekropolün
    bulunduğu yönü dikkate alarak Kuzeybatı (KB), mezar numarası için ise Mezar 1 (KB-Mezar 1) kodu tarafımızdan
    verilmiştir.
    21Mezar yapısı yöre halkınca bu isim ile tanınmaktadır.
    22Sunak gövdesinin kare kesitli (0.19 x 0.19 m) olduğu anlaşılmakta, ancak sunağın üst kısmı ve yüksekliği hakkında
    bilgi verilmesi mümkün değildir.
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    207

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 11. Plan, KB-Mezar 1,
    ölçeksiz
    Mezar kapısı küçük bir ön mekâna açılmaktadır. Tavan yüzeyi hafif yuvarlatılmıştır.
    Duvarın üst kenarı bir korniş ile çerçevelenmiştir. Korniş dış bükey silmelerden oluşan bir
    profile sahiptir. Kuzeybatı, kuzeydoğu ve güneybatı yönlerinde bulunan üç mezar odası bu ön
    mekân çevresinde gelişmektedir. Mezar odalarının birbiriyle ve dışarıyla bağlantısını tüm
    genişlikleri ile açıldıkları, merkezi bir fonksiyona sahip bu ön mekân sağlamaktadır.
    Mezar yapısının içteki cephesinde kapı açıklığının sınırları tespit edilemeyecek biçimde
    tahrip edilmiştir. Kapının sağ yanında23 ve Güneybatı Mezar Odası’nın bu yöndeki köşesinde
    yüksek kabartma betimler mevcuttur. Üst kısmı kemerli içe doğru yarım kubbe biçiminde
    derinleşen dikdörtgen formlu nişler içerisinde ayakta betimlendikleri anlaşılan figürler doğa ve
    insan kaynaklı yoğun tahribata maruz kalmış olup, yüzeyleri aşınmış, kırılmış ve yosun kaplıdır.
    Dolayısıyla bu betimleri ikonografik ve tipolojik açıdan incelemek ve değerlendirmek mümkün
    olmamıştır.
    İncelememizin aşağıda sunulan bölümünde öncelikle mezar yapısının iç mekânları
    tanımlanacaktır. Ayrıca dromosun dış kısmında, iki yanda birbirine paralel ve simetrik biçimde
    kayaya bağlı lahitler (khamosorion) değerlendirilecektir.
    Hipoje
    Kuzeybatı Odası
    Mezar odası güneydoğudaki merkezi ön mekâna tüm genişliğiyle açılmaktadır (Resim 11–
    12). Girişi yanlarda sınırlayan ante başları parçalanmış ve tahrip edilmiştir. Mezar yapısının bu
    bölümü tonoz şeklinde işlenmiş bir tavana sahiptir. Tonoz ayakları dışa doğru kademeli olarak
    yükselen üç adet düz silme ile bezenmiş korniş üzerine oturmaktadır. Kuzeybatı, kuzeydoğu ve
    güneybatı duvarlarına arcosolium mezar nişleri oyulmuştur.
    Kuzeybatı Duvarındaki Mezar
    Bu cephede arcosoliumlu bir mezar nişi mevcuttur (Resim12). Niş ana kayanın içine
    oyulmuştur. Mezar nişi tekneli arcosolium tipinin ana unsurlarını taşımaktadır. Nişin kemeri (G:
    1.86 m; Y: 0.20 m) basık tip olup, kemer alnı dışa doğru kademeli yükselen iki adet düz silme
    23Güneybatı ve güneydoğu duvarlarının kesiştiği köşede.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    208
    (G: 0.19 m) ile çerçevelenmiştir. Kemer ayakları niş cephesinde aynı kayaya oyulmuş Korinth
    düzeninde stilize sütun başlıkları ve pilaster kabartmaları (G: 0.13 m) üzerine oturmaktadır.
    Nişin üst kenarı iç kısımda basık yarım kubbe biçiminde derinleşmektedir (D: 0.60 m). Yüzey
    ise istridye kabuğu şeklinde işlenmiştir. Yarım kubbe mezar odasının tonoz ayaklarının
    oturduğu kornişin niş içerisindeki devamı ile sınırlanmaktadır.
    Gömü niş içerisindeki boyuna kesitleri dikdörtgen formlu lahide yapılmıştır (G: 0.60 x 1.95
    m; D: 0.50 m; K: 0.10 m). Lahit, nişin içini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak
    suretiyle meydana getirilmiştir.
    Nişin iç yüzeyinde kabartmalı betimler bulunmaktadır. Kuzeybatı yönündeki geniş yüzeyde
    dikdörtgen bir panoda (G: 0.85 x 1.53 m) cenaze ziyafeti24 sahnesine yer verilmiştir (kabartma
    Y: 0.15 m) (Resim 12). Yüzey aşınmış olup, figürlerin detayları belirsizdir. Bir kline üzerinde
    sol kolu üzerine dayanmış biçimde uzanmış, kolu dirsekten itibaren açılı biçimde kıvrılmış ve
    elinde bir içki kâsesi tuttuğu belirgin bir erkek görülmektedir. Baş tamamen tahrip olmuştur.
    Gövdenin üst kısmı cepheden, sol bacak ileride, sağ bacak giysi altında geniş açı yapacak
    biçimde geri çekilmiştir. Sağ kol gövdeye yapışık olup, omuzdan itibaren öne ve ileri doğru
    uzanmaktadır. Gövdenin sağ yarısını açıkta bırakan mantonun geniş kumaş tomarı dışında giysi
    detayları belirsizdir. Bu figürün ayakucunda aynı klinenin kenarına oturmuş, himation ve
    omuzlarını örttüğü25 manto giyimli, mantosunun ucunu sol eli ile tutmuş, gövdesi 2/3 sağ
    profilden bir kadın tanımlanmaktadır. Baş tamamen tahrip olmuştur. Gövde yüzeyi sol yarıda
    tabaka halinde kırık ve eksiktir. Yüzey ise yosun kaplıdır. Kabartma yüzeyinde yeni tahribatlar
    da söz konusudur.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 12. KB-Mezar 1, Kuzeybatı mezar odası
    24Arkeoloji literatürüne “cenaze ziyafeti” kavramının hatalı olarak girdiğinden söz edilmektedir. Cenaze ziyafeti
    sahnelerini konu alan ilk çalışmanın Paciaudi tarafından 1751 yılında gerçekleştirdiği bilinmektedir. Bu araştırmacı
    sahnedeki ana figürün mezar sahibi olduğu ve onun aile bireyleri ile veda yemeğinin betimlendiğini savunmuştur.
    Winckelmann ise "Monumenti antichi inediti" (1768) isimli eserinde söz konusu betimlerin mitolojik bir sahne
    olduğundan söz etmiştir. 19. yüzyılın ilk yarısına gelindiğinde araştırmacılar arasında bu tip sahnelerin
    değerlendirilmesinde fikir birliği sağlanamamıştır. Bazıları ölen kişinin son ziyafeti, bazıları ile yeraltı dünyasında bir
    symposion sahnesinin söz konusu olduğunu kabul etmek istemiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ölünün
    ailesi ve ev hayvanları ile birlikte yaşadığı bu dünyadaki son ziyafetinin betimlendiği görüşü ağırlık kazanmıştır.
    Ancak Furtwängler 1883 Sabouroff kolleksiyonunu değerlendirirken sahnelerdeki esas figürlerde chthonik (yeraltı
    dünyasından kahramanların/tanrıların) tip etkisine işaret ederek, bu sahnelerdeki betimlerin yeraltı dünyasında
    yaşayan kahramanlar olduğunu belirtmiştir (Furtwängler 1883). Bu açıklama ve değerlendirme bugüne kadar
    geçerliğini yitirmemiştir. Ancak literatürde cenaze ziyafeti kavramının kullanımı sürdürülmektedir. Burada sunulan
    çalışmamızda cenaze ziyafeti kavramı ile ilgili tartışmadan kaçınılmış olup, arkeoloji literatüründe kabul gördüğü için
    kullanılmıştır.
    25Başının büyük bölümünü açıkta bırakan (?).
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    209

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 13. Kabartma Büst, KB-Mezar
    1, Kuzeybatı mezar odası, Kuzeybatı
    Khamosorion
    Nişin kuzeydoğu dar yüzeyinde üst kısmı basık kemerli ve içe doğru yarım kubbe biçiminde
    derinleşen dikdörtgen bir pano oluşturulmuştur (G: 0.60 x 0.83 m). Figür ayrıntılı
    tanımlanamayacak şekilde tahrip edilmiştir. Mevcut kalıntılar, bir büst kabartmasının ancak dış
    konturunu belirlemeye yardımcı olmaktadır (Resim 13).
    Arcosoliumun güneybatı dar yanda da üst kısmı basık kemerli ve içe doğru yarım kubbe
    biçiminde derinleşen dikdörtgen formlu alana sahip bir kabartma panosu oluşturulmuştur (G:
    0.49 x 0.75 m). Bu çerçeve içerisinde bir büst kabartma işlenmiştir (Kabartma Y: 0.23 m).
    Yüzeyde aşınma ve tahribat söz konusu olup, figürün ikonografisi hakkında bilgi elde etmek
    mümkün değildir (Resim 14). Kırık başa ait mevcut kalıntıda sağ profilden olması muhtemel bir
    kadın başının ense topuzu görülmektedir. Gövde 2/3 sağ profilden işlenmiştir. Himation ve
    manto giyimli olduğu anlaşılan figürün mantosuna ait kıvrım tomarı gövdenin sağ yarısını
    açıkta bırakmaktadır.
    Güneybatı Duvarındaki Mezar
    Mezar odasının arcosoliumlu ikinci mezar nişi bu yönde yer almaktadır (Resim 11). Niş ana
    kayanın içine oyulmuştur. Mezar nişi tekneli arcosolium tipinin ana unsurlarını taşımaktadır.
    Nişin kemeri (G: 2.70 m; D: 0.85 m) basık tip olup, kemer alnı dışa doğru kademeli yükselen iki
    adet düz silme (G: 0.19 m) ile çerçevelenmiştir. Kemer ayakları niş cephesinde aynı kayaya
    oyulmuş Korinth düzeninde stilize sütun başlıkları ve pilaster kabartmaları (G: 0.13 m) üzerine
    oturmaktadır.
    Gömü niş içerisindeki boyuna kesitleri dikdörtgen formlu lahide yapılmıştır (G: 0.85 x 2.20
    m; D: 0.50 m; K: 0.12 m). Lahit, nişin içini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak
    suretiyle meydana getirilmiştir.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    210

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 14. Kabartma Büst, KB-Mezar
    1, Kuzeybatı mezar odası, Kuzeybatı,
    Khamosorion
    Nişin içteki geniş yüzeyinde üst kısmı basık kemerli ve içe doğru yarım kubbe biçiminde
    derinleşen dikdörtgen formlu alana sahip bir kabartma pano (G: 0.60 x 0.83 m) mevcuttur.
    Kabartmalı alanda giyimli bir erkek büstü görülmektedir (Kabartma K: 0.20 m; Resim 15). Baş
    ezilmiş ve kırılmış, gövdenin üst kısmı cepheden betimlenmiş, omuzlar düşük, sağ kol manto
    içerisinde gövdeye yapışık ve dik açılı kıvrım ile bel hizasında, sol kol yanda omuzundan aşağı
    sarkan kumaş tomarını taşımaktadır. Stilize kumaş kıvrımlarının detayları derin, düz hatlarla
    belirtilmiştir.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 15. Kabartma Büst, KB-Mezar 1, Kuzeybatı mezar odası,
    Güneybatı, Khamosorion
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    211
    Kuzeydoğu Duvarındaki Mezar
    Bu cephede mezar odasındaki arcosoliumlu üçüncü mezar nişi mevcuttur (G: 2.20 m; D:
    0.85 m; Resim 11). Niş ana kayanın içine oyulmuştur. Mezar nişi tekneli arcosolium tipinin ana
    unsurlarını taşımaktadır. Gömü niş içerisindeki boyuna kesitleri dikdörtgen formlu lahide
    yapılmıştır (G: 0.85 x 2.20 m; D: 0.80 m; K: 0.10 m). Lahit, nişin içini tamamen kaplayacak
    şekilde aynı kayadan oyulmak suretiyle meydana getirilmiştir.
    Nişin iç geniş yüzeyinde üst kenarı kemerli bir pano (G: 0.60 x 0.93 m) içerisinde detayları
    tanımlanamayacak biçimde tahrip edilmiş bir erkek betimi görülmektedir (Kabartma K: 0.12 m;
    Resim 16).

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 16. Kabartma Büst, KB-Mezar 1, Kuzeybatı mezar odası, Kuzeydoğu,
    Khamosorion
    Kuzeydoğu Odası
    Mezar odası güneybatıdaki merkezi ön mekâna açılmaktadır (Resim 11 ve 17). Girişi
    yanlarda sınırlayan ante başları parçalanmış ve tahrip edilmiştir. Mimari açıdan kuzebatıda
    tanımlanan mezar odasına yakın benzerlik göstermektedir. Tonoz şeklinde tavanı, girişin
    karşısındaki görkemli mezar nişi ve mimariye ait Korinth başlıklı bezemeler burada da
    tekrarlanmıştır. Tonoz ayakları dışa doğru kademeli olarak yükselen üç adet düz silme ile
    bezenmiş korniş üzerine oturmaktadır. Kuzeydoğu, kuzeybatı ve güneydoğu duvarlarına
    arcosolium mezar nişleri oyulmuştur.
    Kuzeydoğu Duvarındaki Mezar
    Duvar yüzeyinden içe doğru aynı kayaya oyulmuş arcosoliumlu bir mezar nişi mevcuttur
    (Resim 17). Niş ana kayanın içine oyulmuştur. Mezar nişi tekneli arcosolium tipinin ana
    unsurlarını taşımaktadır. Basık tip niş kemerinin (G: 1.90 m; Y: 0.40 m) kemer alnı dışa doğru
    kademeli yükselen iki adet düz silme (G: 0.19 m) ile çerçevelenmiştir. Kemer ayakları niş
    cephesinde aynı kayaya oyulmuş Korinth düzeninde stilize sütun başlıkları ve pilaster
    kabartmaları (G: 0.13 m) üzerine oturmaktadır. Nişin üst kenarı iç kısımda basık yarım kubbe
    biçiminde derinleşmektedir (D: 0.83 m). Yüzey ise istridye kabuğu şeklinde işlenmiştir.
    Gömü yapılan lahit, niş içerisinde boyuna kesitleri dikdörtgen bir forma sahip olup (G: 0.83
    x 2.05 m; D: 0.50 m; K: 0.07 m), nişin içini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayaya
    oyulmuştur.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    212
    Nişin kuzeydoğu yönündeki ana cephesinde dikdörtgen bir panoda (G: 0.87 x 1.80 m)
    cenaze ziyafeti sahnesine yer verilmiştir (kabartma Y: 0.14 – 0.15 m). Yüzey aşınmış olup,
    figürlerin detayları belirsizdir (Resim 17). Bir kline üzerinde uzanmış erkek ve bunun karşısında
    aynı klinenin kenarına oturmuş kadın motifleri kuzeybatı mezar odasında tanımlanan
    kompozisyonu tekrarlamaktadır.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 17. KB-Mezar 1, Kuzeydoğu mezar odası
    Kuzeybatı Duvarındaki Mezar
    Arcosoliumlu ikinci mezar nişi kuzeybatı duvar yüzeyinde aynı kaya içine oyulmuş olup
    (Resim 11), tekneli arcosolium tipinin ana unsurlarına sahiptir. Basık nişin kemerinin (G: 1.91
    m; D: 0.95 m) kemer alnı dışa doğru kademeli yükselen iki adet düz silme (G: 0.19 m) ile
    çerçevelenmiştir. Kemer ayakları niş cephesinde aynı kayaya oyulmuş Korinth düzeninde stilize
    sütun başlıkları ve pilaster kabartmaları (G: 0.13 m) üzerine oturmaktadır. Gömü niş
    içerisindeki boyuna kesitleri dikdörtgen formlu lahide yapılmıştır (G: 0.95 x 1.91 m; D: 0.54 m;
    K: 0.07 m). Lahit, nişin içini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak suretiyle
    meydana getirilmiştir.
    Nişin geniş kuzeybatı iç yüzeyinde üst kenarı yuvarlatılmış, yan kenarları ortaya doğru
    genişleyen alt kenarda toplanan ovale yakın dörtgen bir alan içerisinde (G: 0.94 x 0.95 m)
    yanyana betimlenmiş iki figüre ait büst kabartma işlenmiştir (Kabartma Y: 0.14 – 0.15 m;
    Resim 18). Figürler büyük ölçüde tahrip edilmiştir. Mevcut kalıntılar solda bir kadın, sağda ise
    bir erkek betimini işaret etmektedir. Kadının başı 2/3 sağ profilden olup, saçları ense üzerinde
    toplanmış ve topuz yapılmıştır. Gövdenin üst kısmı sol omuz ile birlikte hafif geriye doğru
    burkulmuştur. Sağ kol dirsekten itibaren sağ göğüs altına doğru açı yaparak kıvrılmıştır. Bu
    figürün yanındaki erkek betiminin detayları tanımlanamamaktadır.
    Güneydoğu Duvarındaki Mezar
    Mezar odasındaki üçüncü arcosoliumlu mezar nişi güneydoğu duvarına işlenmiştir (G: 2.10
    m; D: 0.85 m; Resim 11). Niş ana kayanın içine oyulmuştur. Mezar nişi tekneli arcosolium
    tipinin ana unsurlarını taşımaktadır. Gömü niş içerisindeki boyuna kesitleri dikdörtgen formlu
    lahide yapılmıştır (G: 0.80 x 2.10 m; D: 0.56 m; K: 0.07 m). Lahit, nişin içini tamamen
    kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak suretiyle meydana getirilmiştir.
    Nişin iç geniş yüzeyinde üst kenarı kemerli bir pano (G: 0.85 x 0.87 m) içerisinde detayları
    tanımlanamayacak biçimde tahrip edilmiş bir erkek büstü görülmektedir (Kabartma Y: 0.14 –
    0.15 m; Resim 19). Figürün başı tamamen kırıktır. Gövde cepheden betimlenmiş olup, omuzları
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    213
    düşük işlenmeştir. Sağ kol manto içinde, el sol göğüs altındadır. Sol kol detayı
    tanımlanamamaktadır.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 18. Kabartma Büst, KB-Mezar 1, Kuzeydoğu mezar odası,
    Kuzeybatı

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 19. Kabartma Büst, KB-Mezar 1, Kuzeydoğu mezar odası,
    Güneydoğu, Khamosorion
    Güneybatı Odası
    Burada sunulan incelemeye konu mezar yapısının üçüncü mezar odası, merkezi ön mekânın
    güneybatısında yer almaktadır (Resim 11 ve 20). Mezar odasının cephesi bu mekâna diğer
    mezar odaları gibi tüm genişliğiyle açılmaktadır. Ancak girişi yanlarda sınırlayan ante başları
    parçalanmış ve tahrip edilmiştir. Mimari açıdan kuzebatı ve kuzeydoğu yönlerinde tanımlanan
    mezar odalarından farklılık göstermektedir. Yukarıda ayrıntılı biçimde tanımlanan söz konusu
    mezar odalarında görülen heykeltraşiye ait kabartmalar bu mezar odasında yoktur. Tavanın
    tonoz işçiliği yayvan, basık ve kaba işçiliklidir. Güneydoğu, kuzeybatı ve güneybatı duvarlarına
    arcosolium mezar nişleri oyulmuştur.
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    214
    Mezar nişlerinin formu ve işçiliği birbiriyle yakın benzerliklere sahiptir. Nişlerin kemer
    alınları dış bükey profillere sahip silmeler ile çerçevelenmiştir. Gömüler nişlerde bulunan
    boyuna kesitleri dikdörtgen formlu lahitlere yapılmıştır26. Lahitler diğer mezar odalarında
    olduğu gibi nişlerin içini tamamen kaplayacak şekilde aynı kayadan oyulmak suretiyle meydana
    getirilmiştir.

    Hoşgeldin ziyaretçi. Linkleri görebilmek için lütfen Üye olunuz yada Giriş yapınız.



    Resim 20. KB-Mezar 1, Güneybatı mezar odası
    Kayaya Bağlı İki Lahit: Khamosorion Tipi
    Bunlar dromosun kuzeybatı ucunda, dromos dışında iki yanda ana kaya içerisine
    oyulmuştur. Eğimli bir arazi söz konusu olduğundan lahit teknelerinin boyutlarına uygun bir
    yüzey teraslanmıştır (Resim 10).
    Lahit tekneleri kaya içerisine düzgün bir şekilde oyulmuş dikdörtgen biçimli çukur
    formundadır. Üst kenarları kapağın oturabilmesi ve kaymaması için çepeçevre hafifçe
    yükseltilmiştir.
    Ara Değerlendirme
    Yukarıda ayrıntılı tanımı yapılan mezar yapısı, Besni ve yakın çevresinde tespit edilen kaya
    mezarlarından tek odalı hipoje tipinin tekneli arcosoliumlu mezarlar grubu için belirlenen
    karakteristik özelliklere sahiptir27. Ancak mimarisi ve bezemeleri Güneydoğu Nekropolünde
    tanımlanan mezar yapısından farklıdır.
    Basit rampa şeklinde derinleşen dromosun kapısı bu mezarda merkezi bir ön mekâna
    açılmaktadır. Kuzeybatı, kuzeydoğu ve güneybatı yönlerinde bulunan üç mezar odası bu mekân
    çevresinde gelişmektedir. Mezar odalarının her birinde tekneli arcosoliumlu üç mezar nişi yer
    almaktadır. Kuzeybatı ve kuzeydoğu mezar odalarının mimarisi, nişlerin yan kenarlarını
    belirleyen pilasterler üzerindeki Korinth tipi başlıkların taşıdığı kemer alınlarının silmelerinin
    motifleri, iki mezar odasının da girişinin karşısında ana cephedeki mezar nişinin geniş
    yüzeyindeki cenaze ziyafeti sahnelerinin işçiliği, diğer nişlerin geniş yüzeylerindeki büstlerin
    26Güneybatı duvarındaki arcosoliumlu niş içerisinde yer alan lahit: G: 0.77 x 2.00 m; D: 0.60 m; K: 0.17 m.
    Kuzeybatı duvarındaki arcosoliumlu niş içerisinde yer alan lahit: G: 0.85 x 2.00 m; D: 0.57 m; K: 0.07 m.
    Güneydoğu duvarındaki arcosoliumlu niş içerisinde yer alan lahit: G: 0.77 x 2.20 m; D: 0.60 m; K: 0.07 m.
    27Zeyrek 2006: 178–186.
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    215
    tipolojisi ve kaba işçilikleri aynı üslup özelliklerini taşımaktadır. Bu da değinilen iki mezar
    odasının çağdaş olduğunu işaret etmektedir. Güneybatı mezar odasındaki arcosolium nişlerinin
    kemer alınlarına ait silmelerin profilleri ve diğer mezar odaları ile karşılaştırıldığında
    heykeltraşiye ait kabartmalara yer verilmemiş olması dikkat çekmektedir. Dolayısıyla diğer iki
    odadan sonra mezar yapısına ilave edilmiş bir mezar odası olabileceği fikrini vermektedir.
    Khamosorion tipi iki mezar da dromosun dışında bulunmaktadır. Bu mezarların incelemeye
    konu mezar yapısı ile doğrudan bağlantılıdır. Ancak mezar yapısının sahibi aile ile ikinci
    dereceden yakınlık bağına sahip olduğu kanaati uyandırmaktadır.
    Kuzeybatı ve Kuzeydoğu mezar odalarında tanımlanan cenaze ziyafeti sahneleri mezar
    yapısının somut biçimde tarihlendirilmelerine yardımcı olmaktadır. Arkeoloji literatüründen
    bilinen çok sayıda cenaze ziyafeti sahnesi incelendiğinde Hellenistik dönemden itibaren bu
    kompozisyonun işlendiği görülmektedir28. Yukarı Söğütlü’de tanımlanan uzanmış erkek oturan
    kadın motifi Hellen dünyası için karakteristiktir. Ancak sonraki dönemlerde de sevilmiş ve
    yaygın biçimde uygulanmıştır. M.Ö. 2. yüzyıl kabartmalarında kadın kline üzerine
    oturmaktadır. Bu figürler tamamen veya kısmen cepheden gözükmektedir. Roma İmparatorluk
    dönemine kadar varlığını koruyan motifte bu dönemden itibaren yerel işçiliğe bağlı ikonografik
    ve tipolojik bazı değişiklikler yapılmıştır. Roma İmparatorluk döneminden itibaren kadın sağ
    profilden betimlenmiştir29. Yukarı Söğütlü’de incelenen her iki sahnede kadınların genel vücut
    kompozisyonu sağ cepheden, gövdenin üst kısmı 2/3 sağ profilden işlenmiştir. Bu kabartmaları
    Hellenistik dönem sahneleri ile karşılaştıracak olursak, betimlerin çok kaba işçilikli olduklarını
    belirtmek gerekir. Figürler doğa ve insan kaynaklı tahribattan dolayı ikonografik açıdan
    değerlendirilememektedir. Kadınların giysi detaylarına ait çok az kalıntı bunların himationlu
    olduklarını işaret etmektedir. Omuzları üzerinde ise manto taşıdıkları tespit edilmiştir.
    Kuzeybatı mezar odasında tanımlanan cenaze ziyafeti sahnesinden ayrı olarak mezar nişinin dar
    yüzeylerinde başka kabartmalara da yer verilmiştir. Bunlardan biri mezar sahibi erkeğin diğeri
    ise karısının portre büstü olmalıdır30. Cenaze ziyafeti sahnesini farklı bölgelerden benzer
    betimler ile karşılaştırdığımızda bunların M.Ö. 1 – M.S. 1. yüzyıl etkili üslup özelliklerine
    sahip oldukları ortaya çıkmaktadır31. Heykeltraşiye ait herhangi bir kalıntıya yer verilmeyen
    Güneybatı Mezar Odası ise muhtemelen Kuzeybatı ve Kuzeydoğu mezar odalarından sonraki
    bir tarihte yapılmıştır.
    IV. GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
    Tarih kaynakları ve mevcut arkeolojik buluntular Yukarı Söğütlü’nün tarihi ve arkeolojisi
    hakkında somut bilgi elde etmemize şimdilik yardımcı olamamaktadır. Bu bölgede
    gerçekleştirilecek günümüz bilimsel esaslarına uygun sistemli araştırmalar önemli sonuçlara
    ulaşılabileceğini vaad etmektedir.
    28 Schmidt 1991: 103–116.
    29 Pfuhl and Möbius 1979: 359.
    30 Cenaze ziyafeti sahneleri konusunda bkz.: Borchert 1968: 186, 195–196, 197 vdd, 207–209; Cremer 1991 : 67–70,
    104, 118; 1992: 14–15, 35, 58–59, 66, 82, 95; Dentzer 1969: 195; Gerhard 1827: Lev. 76,2.315; Klinkenberg 1902:
    100; Letronne 1846: 8; Müller 1878: 753–754; Pervanoglu 1872: 51; Pfuhl and Möbius 1979; Schröder 1902: 46;
    Thönges–Stringaris 1965: 1.
    31Benzer örnekler için karş.: Stockholm, Milli Müze, Env. 936, M.Ö. 2. yüzyıl ilk yarısı (Pfuhl and Möbius 1979:
    382, Kat. 1553, Lev. 224); İzmir, Basmahane Müze Env. 355, Manyas Gölü kenarındaki Ergili/Daskyleion’dan,
    M.Ö. 1. yüzyıl (Pfuhl and Möbius 1979: 387, Kat. 1572, Lev. 229); Samos’tan, Tigani, Kastro Env. 102, M.Ö. 2.
    yüzyıl sonu (Pfuhl ve Möbius 1979: 391, Kat.1589, Lev. 231); Kyzikos’tan, Paris, Louvre, Geç Hellenistik veya
    Roma İmparatorluk Dönemi Başı (Comte de Clarac 1841: 727, No: 289, Lev. 155; Pfuhl and Möbius 1979: 393, Kat.
    1599, Lev. 233); Karacabey’den, Bursa Müzesi Env. 91 veya 1664, M.Ö. 1. yüzyıl ilk yarısı (Pfuhl and Möbius
    1979: 395, Kat. 1609, Lev. 234).
    T.H.Zeyrek / GÜ Sos. Bil. D. 6(2):194-221 (2007)
    216
    Yukarı Söğütlü’nün bulunduğu alandaki antik yerleşmenin kaderini ve tarihini bölgenin
    diğer kentlerinde olduğu gibi Kommagene Bölgesi belirlemiş olmalıdır. Özellikle Keysun ve
    Zeugma (Seleukeia ad Euphrat) gibi önemli merkezlere yakın bir noktadaki konumu stratejik
    öneme sahip mevkideki konumu, bu yerleşmenin ilk kuruluş tarihinden itibaren önemli bir
    istasyon görevi üstlendiğini işaret etmektedir.
    Burada sunulan araştırmaya konu iki nekropolde incelenen mezarlar, Besni ve yakın
    çevresinde sürdürdüğümüz bilimsel araştırma projemiz kapsamında incelediğimiz nekropollerde
    tespit ettiğimiz mezar tiplerinin karakteristik genel özelliklerini tekrarlamaktadır32. Araştırmaya
    konu bölgede düzlükteki tarım alanını güneydoğu ve kuzeybatı yönlerinde kuşatan dağ
    uzantılarının kayalık yamaçları gömütler için değerlendirilmiştir. Bu bağlamda güneydoğu ve
    kuzeybatıda olmak üzere iki nekropol alanı söz konusudur. Nekropollerde görülen mezarların
    bilinmeyen bir tarihte izinsiz sürdürülen kazı çalışmalarıyla açığa çıkarıldığı, bunlardan
    çoğunun yağmur sularının taşıdığı toprakla ve çevreden dökülen taşlarla dolduğu tespit
    edilmiştir. Değinilen bu mezarlarda bilinçsiz kişilerce yeniden izinsiz kazı çalışmaları
    sürdürüldüğü gözlemlenmiştir.
    Nekropollerde ölüm sonrası inançları ve ölü kültü ile ilgili bazı buluntulara rastlanmıştır33.
    GD-Mezar 1’in güneybatı duvarına oyulmuş aedicula ve KB-Mezar 1/Tatarın Mağarası’nın
    dromosunun güneydoğu ucunda aynı kayaya oyulmuş kare kesitli küçük sunak, ölü kültüne ait
    somut kalıntılardır. GD-Mezar 1’in dromosunun kuzeydoğu ucunda, mezar kapısının üst
    kısmına gelen yüzeyde aynı kaya yüzeyine kabartma olarak işlenmiş kaya stelinde bir büste yer
    verilmiştir. Değinilen somut bulgular Yukarı Söğütlü nekropollerindeki ölüm sonrası inançları
    ve ölü kültü konusunda herhangi bir genelleme yapmak için yetersizdir, ancak bu hususta fikir
    vermektedir.
    Yukarıda da değinildiği gibi nekropollerdeki bütün mezarlar soyulmuştur. Açılmadan
    günümüze kadar gelen mezarlarda bilimsel kazılar sürdürülmemiştir. Dolayısıyla mezarlara
    bırakılan ölü hediyeleri konusunda bilgi yoktur.
    Nekropoller incelememiz kapsamında ayrı ayrı ele alınmış, tanımlana bilen GD-Mezar 1 ve
    KB-Mezar 1 ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Ancak nekropollerin ve diğer mezarların
    tarihlenmesi ile ilgili bazı sorulara yanıt bulunamamıştır. Nekropol alanlarında görülen
    kalıntılar, mezarların erken veya geç tip tespitinde yetersiz kalmıştır. Bunun yanı sıra bölgede
    yaşayan insanların ölümden sonraki yaşam inançları uyarınca kendileri ve aile fertleri için
    mezarlar yaptırdıkları, söz konusu mezarların ise mezarları yaptıranların toplumdaki sosyal
    statüsüne, ekonomik gücüne ve dönemin gelenek – göreneklerine göre çeşitlilik gösterdiklerini
    ortaya koymuştur.
    GD-Mezar 1’deki girland kabartmaları mezarın M.S. 1. yüzyıldan sonra – M.S. 2.
    yüzyıldan önce yapıldığı fikrini vermektedir. KB-Mezar 1’in cenaze ziyafeti sahneleri M.Ö. 1 –
    M.S. 1. yüzyıl etkilidir, ancak Korinth başlıkları doğa ve insan kaynaklı tahribatla karşı karşıya
    kalmış olmasına rağmen M.S. 2. yüzyıl başları kanaati uyandırmaktadır. Anadolu M.S. 1.
    yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun etkisindedir. Yönetici sınıf Hellenistik dönemden kalma
    gelenekleri sürdürmektedir. Romanın Anadolu’daki eyaletlerde oluşturduğu yönetici sınıf
    ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bunlar sosyal yaşamda Romalı aristokratlar gibi olmasa da
    benzer görkemli standartlara sahip olmuştur. İncelenen iki mezar yapısında Hellenistik etkili
    Roma gömü ve gömüt kültürünün etkisi somut biçimde belgelenmektedir.
    32 Zeyrek 2006: 157–161, 178–186.
    33 Antik çağ ölü kültü, gömü geleneği ve ölüm sonrası yaşam inançları ile ilgili bkz.: Altmann 1905: 306; Arce 1988:
    199; Coward 1998; Cumont 1942; Engels 1998; Feldmann – Fuchs-Heinritz 1995; Février 1990: 358–390; Fink
    1978: 295–323; Gladigow 1980: 119–133; Hasenfratz 1998; von Hesberg 1992; Jastrzeboska 1981; Kierdorf 1991:
    71–87; Kistler 1998; Otto 1958; Richard 1978: 1121–1134.
    Yukarı söğütlü Nekropollerinden kaya mezarları
    217
    I. Antiokhos’un reform politikası krallığın sınırları içerisinde ölü kültü ve mezar
    mimarisinde de etkili olmuştur. Kralın etnik kökenindeki doğululuk ve batılılık, ölü kültü ve
    gömüt kültüründe kendini göstermiştir. Kraliyet kültünün baş merkezi olan Nemrud Dağı’nda
    yer alan kral mezarı, Dikili Taş (Sesönk) ve Karakuş tümülüsleri Kommagene halkının mezar
    mimarisine örnek olmuştur. Doliche, Perre ve Turuş nekropol alanlarında sürdürülen
    çalışmalarda açığa çıkarılan mezarlar, Kommagene bölgesinin genelinde belirli bir gömüt
    tipinin yaygın olduğunu belgelemiştir34. Besni ve çevresinde yapılan incelemeler, bu fikri
    destekleyen bulgular ortaya koymuştur35. Yukarı Söğütlü’de tespit edilen GD-Mezar 1 ve KBMezar
    1 mezar yapıları Kommagene krallık gömüt geleneğinin Roma etkili mezar yapılarında
    sürdürüldüğünü kanıtlayan örnekler olması açısından önem taşımaktadır36.
    Kayalık yamaçlarda yeraltında kaya içine oyulmuş, tek ve çok odalı mezar yapılarından
    “Dromoslu Tip” grubunun tekneli arcosolium mezar nişli kaya mezarlarının karakteristik
    özelliklerine sahiptir.
    Yapım maliyeti yüksek olan yeraltına oyulmuş bu mezar yapıları lüksü işaret etmektedir.
    Dolayısıyla bunlar, büyük ihtimalle Yukarı Söğütlü’deki antik yerleşmenin refah dolu zenginlik
    döneminde yapılmıştır. Konut mimarisini taklit eden bazı mimari detaylara ve bezemelere de
    yer verilen mezar yapılarının iç mekanlarında tavan bölümü tonoz biçiminde işlenmiştir.
    Güneydoğu ve Kuzeybatı nekropollerinde tanımlanan arcosoliumlu oda mezarları, Perre
    (Pirin – Adıyaman), Doliche’de (Dülük – Gaziantep) ve Seleukeia ad Euphrat (Zeugma/Belkıs –
    Gaziantep) ayrıntılı biçimde tanımlanan ve değerlendirilen mezarların yakın benzerleridir37. Bu
    tip mezarlar Anadolu’nun dağlık ve kayalık araziye sahip farklı bölgelerinde yaygın biçimde
    karşımıza çıkmaktadır38. Ancak bunların kökeni ve tarihlendirilmeleri ile ilgili farklı görüşler
    ileri sürülmektedir39. Dağlık Kilikia bölgesinde yer alan Adrassos (Balabolu) antik kentinde
    bulunan arcosolium tipi mezarların Geç Hellenistik – Erken Bizans dönemleri arasında
    kullanıldığından söz edilmektedir40. Aynı bölgede Elaiussa Sebaste ve Korykos’ta açığa
    çıkarılan mezarların M.Ö. 1. – M.S. 1. yüzyıl ilk yarısına ait oldukları belirlenmiştir41.
    Kanytelleis kaya mezarlarından bazıları belgeler yardımıyla M.S. 1. yüzyılın ilk yarısına
    tarihlenmiştir42. Termessos’ta açığa çıkarılan benzer mezarlar ise M.S. 30 – 70’e ve M.S. 2. –
    3. yüzyıllara somut biçimde yerleştirilmiştir43. Doliche’de bulunan arcosoliumlu mezar
    odalarının Hellenistik dönemden itibaren Bizans dönemine kadar uzun süre kullanıldığı tespit
    edilmiştir44. Değinilen tarihlemeler, Besni ve çevresinden arcosoliumlu mezar odalarının ilk
    evresinin Geç Hellenistik dönem olabileceği fikrini vermektedir.
     
    • Beğen Beğen x 7
  2. ikizceli

    ikizceli çalışmalarınızı yasal yapınız. Özel Üyemiz

    Katılım:
    11 Eylül 2013
    Mesajlar:
    7.231
    Beğenileri:
    25.865
    Tecrübe Puanı:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    EMEKLİ
    Yer:
    ORDU- SAMSUN-ANKARA
    emeğine sağlık Babaconda ustam.
     
    • Beğen Beğen x 4
  3. Mirkut

    Mirkut üye Kullanıcı

    Katılım:
    3 Nisan 2016
    Mesajlar:
    1.330
    Beğenileri:
    3.307
    Tecrübe Puanı:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Emeginize saglik hocam hem gorsel olarak hemde bilgilendirme olarak guzel bir paylasim. Tesekkurler
     
    • Beğen Beğen x 4
  4. KERİM40

    KERİM40 k!R$EH!R Kullanıcı

    Katılım:
    19 Mart 2015
    Mesajlar:
    886
    Beğenileri:
    1.576
    Tecrübe Puanı:
    93
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    sivas
    Emegine saglik ustam detayli ve net bir yazi dizisi olusturmussunuz
     
    • Beğen Beğen x 5
  5. BABACONDA

    BABACONDA DiScOvErY Araştırmacı

    Katılım:
    25 Nisan 2016
    Mesajlar:
    986
    Beğenileri:
    2.678
    Tecrübe Puanı:
    93
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    yer 6 mensubu
    Yer:
    iDA
    inşaallah faydali oluruz faydali olabilmemiz icin bakarak degil okuyup anlayarak gecilmeli burda onemli bilgiler var almasini bilene.
     
    • Beğen Beğen x 7
  6. osi

    osi üye Kullanıcı

    Katılım:
    17 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    651
    Beğenileri:
    1.547
    Tecrübe Puanı:
    93
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    serbest
    Yer:
    ankara
    paylasım için sağol usta onemlı bılgıler öğrenmek ısteyen için emeğe saygı
     
    • Beğen Beğen x 4
  7. memati43

    memati43 üye Kullanıcı

    Katılım:
    3 Nisan 2015
    Mesajlar:
    207
    Beğenileri:
    343
    Tecrübe Puanı:
    63
    Cinsiyet:
    Bay
    Ustam emeğine sağlık.
     
    • Beğen Beğen x 4
  8. ikizceli

    ikizceli çalışmalarınızı yasal yapınız. Özel Üyemiz

    Katılım:
    11 Eylül 2013
    Mesajlar:
    7.231
    Beğenileri:
    25.865
    Tecrübe Puanı:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    EMEKLİ
    Yer:
    ORDU- SAMSUN-ANKARA
    bizim kuşakta olanlar ,böyle bilgilere ulaşmak için neler feda ederlerdi neler.
    gözlere sokulurcasına önüne sunulmuşun kıymetini ve almasını bilmeyenler kendileri bilir. bir yılanın sistemi için 7 sene sabırla kişinin kapısını aşındırmıştım.
    böyle sunum nerede her seferde cımbızla bir iki kelime o kadar. 3. senede ziyaretime gelmeye başladı. 7. senede artık kanka olmuştuk:D zaman içinde yaptıklarımı bir ALLAH bir ben bilirim.
    ALLAH razı olsun Babaconda ustam. almasını bilen üyeler mutlaka yararlanacaktır.
     
    • Beğen Beğen x 6
  9. MAVRAN

    MAVRAN Usta Define İşaretleri

    Katılım:
    31 Aralık 2014
    Mesajlar:
    2.206
    Beğenileri:
    6.075
    Tecrübe Puanı:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Trabzon_Kocaeli
    Emeğine sağlık Ustam.
    böyle bilgilere ulaşmak için ne yazışmalar yapmıstım ah şimdi yazıyor Babaconda usta bilgi önümüzde inşallah ihtiyacı olanlar alır.
     
    • Beğen Beğen x 4
  10. BABACONDA

    BABACONDA DiScOvErY Araştırmacı

    Katılım:
    25 Nisan 2016
    Mesajlar:
    986
    Beğenileri:
    2.678
    Tecrübe Puanı:
    93
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    yer 6 mensubu
    Yer:
    iDA
    rabbim sizlerdende razi olsun sizler olmasaniz zati bunlar olmaz. ne mutlu paylasilan bilgileri hafizaya yazanlara.
     
    • Beğen Beğen x 3

Sayfayı Paylaş