Çoban İsa (Good Shepherd) figürü | Define işaretleri ve anlamları

Çoban İsa (Good Shepherd) figürü

BoZKurT

"R@m@z@N" ☪︎
Forum Düzeni
Katılım
22 Mart 2012
Mesajlar
9,870
Beğeni
18,411
Puanları
113
Konum
İstanbul

Papa'nın ziyaretinden günler sonra İznik'te hem Türkiye hem dünya açısında önemli bir keşif bulundu. Bulunan figür anadoluda 'tek' olma özelliği taşıyor.​

1765365880412.png


Bursa'nın İznik ilçesindeki Hisardere Nekropolü'nde yürütülen kazılarda, Anadolu'da şimdiye dek bilinen tek örnek olma ihtimali taşıyan 'Çoban İsa' (Good Shepherd) figürü gün yüzüne çıkarıldı. Hem Türkiye hem de dünya arkeolojisi açısından büyük önem taşıyan eser, hipogee mezarın kuzey duvarında fresk halinde tespit edildi.

1765365900020.png


UZMAN EKİP ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR​

Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle İznik Müzesi Müdürü Tolga Koparal başkanlığında, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç'in bilimsel koordinatörlüğünde ve Dr. Gülşen Kutbay'ın da yer aldığı uzman ekip tarafından sürdürülüyor. M.S. 2.-5. yüzyıllar arasında hem varlıklı aileler hem de halkın alt tabakası tarafından kullanıldığı değerlendirilen Hisardere Nekropolü'nde, İznik'e özgü "terracota plaka çatılı oda mezarların" yanı sıra farklı mezar tipleri bulunuyor. 2025 yılı kazı sezonunda açığa çıkarılan hipogee mezar ise özellikle freskleriyle dikkat çekti. Güney duvarı büyük ölçüde tahrip olan mezarın doğu, batı ve kuzey duvarları ile tavanı neredeyse tamamen sağlam kaldı. Bu duvarlarda yer alan insan figürleri, bölgedeki diğer örneklerden ayrılıyor.

1765365922577.png



"ÇOBAN İSA" FİGÜRÜ​

Mezarın kuzey duvarına bitişik klinein pişmiş toprak kare levhalarla kaplı olduğu, ölülerin bu levhaların üzerine yatırıldığı belirlendi. Klinein ardındaki kuzey duvarında ise nadir görülen 'Çoban İsa' figürü dikkat çekti.

1765365952191.png



'İLK' ÖZELLİĞİ TAŞIYOR​

Mezar içerisinde doğrudan tarihlendirmeye yarayacak bir buluntuya rastlanmadı. Ancak yapının mimari özelliklerinin aynı alandaki diğer örneklerle benzerlik göstermesi nedeniyle mezarın MS 3. yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Eser, Erken Hristiyanlık döneminde Anadolu'daki en dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkarken, Hisardere Nekropolü'nde tespit edilen ilk Hazreti İsa tasviri olma özelliğini de taşıyor.


1765365982081.png



1765366041202.png


1765366053680.png


Kaynak: İHA | Bu içerik tarafından yayına alınmıştır
 

Kader25

Nasip olursa olur..!
Admin
Katılım
13 Nisan 2016
Mesajlar
5,209
Beğeni
18,530
Puanları
113
Yaş
55
Konum
Dünya küçük bir köy
Papanin gelisi ile iliskisi varmi?
Papanın gelişi ile alakalı adamakıllı yazılan ne makale nede yorumu ben görmedim.

Bu tür ziyaretleri anlamak için, Avrupa ve ABD deki DÜSÜNCE KURULUSLARININ rapor ve analizlerini mütemadiyen takip etmek gerekir.

Bizdeki kuruluşlar hep PARA üzerine.oldugundan düşünceler de hep bu irmakta akmakta.

Özetle şunu soyleyeyim;
Yahudiye sırt dönüp tüm hiristiyanlari birleştirme stratejisi uygulamaya gecmistir, basarabilirlerse.
Trump, Papa nin ziyareti için ricası olmuş, kabul görmüştür.
Dünyada kartlar yeniden karilmaktadir.
100 sene önce imparatorluklari, hanedanliklari, padisahliklari yıkıp yerine ulus devletlerini kurduran akıl, bu yüzyılda da ulus Devletleri yıkmaya başlamıştır.

Neyse.
Hocam biz romanın sarikizlarinin peşine düşelim. Papa gelmiş gitmiş, gelirken d e biraz sarı getirmiş amma sana bana faydası yok. Göbeğimizi kendimiz keseceğiz. 😁
 

TRUVA

USTA
Admin
Katılım
22 Haziran 2012
Mesajlar
4,873
Beğeni
10,035
Puanları
113
Papanın gelişi ile alakalı adamakıllı yazılan ne makale nede yorumu ben görmedim.

Bu tür ziyaretleri anlamak için, Avrupa ve ABD deki DÜSÜNCE KURULUSLARININ rapor ve analizlerini mütemadiyen takip etmek gerekir.

Bizdeki kuruluşlar hep PARA üzerine.oldugundan düşünceler de hep bu irmakta akmakta.

Özetle şunu soyleyeyim;
Yahudiye sırt dönüp tüm hiristiyanlari birleştirme stratejisi uygulamaya gecmistir, basarabilirlerse.
Trump, Papa nin ziyareti için ricası olmuş, kabul görmüştür.
Dünyada kartlar yeniden karilmaktadir.
100 sene önce imparatorluklari, hanedanliklari, padisahliklari yıkıp yerine ulus devletlerini kurduran akıl, bu yüzyılda da ulus Devletleri yıkmaya başlamıştır.

Neyse.
Hocam biz romanın sarikizlarinin peşine düşelim. Papa gelmiş gitmiş, gelirken d e biraz sarı getirmiş amma sana bana faydası yok. Göbeğimizi kendimiz keseceğiz. 😁
Usdat romanin mahsenleri Bilecikte diyorlsr. Sen yakinsin. Girisi tespit et. Papadan once biz alalim. :D
 

_Trakyalı_

Vip Üye
Katılım
29 Mayıs 2024
Mesajlar
384
Beğeni
1,377
Puanları
93
Hiç okunmayacağını biliyorum ama yine de tez konum olduğu için bir-iki şey söylemek istedim ve bu güzel keşifle ilgili ufak bir değerlendirme yaptım; burada kalsın okunmasa bile arşivlenmiş olur; ben çünkü haberi ilk gördüğümde okumadım ve direkt "Aaa, Hermes!" dedim.
Gelin nedenlerini anlatayım:


Hermes Kriophoros Geleneği Bağlamında İznik’teki “Çoban İsa” Betimlemesi Üzerine Bir Değerlendirme


İznik'te (antik Nikaia) Hisardere nekropolünde ortaya çıkarılan ve basında “Çoban İsa” olarak duyurulan yeni figür, erken Hristiyan ikonografisinin kökenlerini yeniden tartışmaya açarken, aynı zamanda pagan dünyanın çok daha eski bir görsel geleneğinin izlerini de taşıdığını göstermektedir. Özellikle Hermes’in Kriophoros (“Koç Taşıyan”) epitetiyle temsil edilen ikonografik tip, bu bulgunun anlaşılması için hem mitolojik hem de ikonografik düzlemde merkezi bir öneme sahiptir.
Hermes Kriophoros geleneği, Arkaik Dönem’den itibaren Hermes’in en karakteristik tasvir biçimlerinden biridir. Tanrı, omuzlarında bir koç taşırken betimlenir; fakat bu sahne yalnızca pastoral bir yaşamın temsili değildir. Kriophoros figürü, kökeninde koruma, arındırma, kötülüğün şehirden uzaklaştırılması ve topluluğun refahının sağlanması anlamlarını barındırır. Pausanias’ın Tanagra’daki Hermes Kriophoros kültünü anlatırken değindiği arınma alayları, Hermes’in bu kimliğinin toplumsal ritüellerdeki somut karşılıklarını oluşturur. Bu nedenle omzunda koç taşıyan genç erkek figürü, antik Akdeniz görsel kültüründe yalnızca pastoral değil, apotropaik bir semboldür.


Hermes’in pastoral ve sürü koruyucu kimliği mitolojik anlatılarda da güçlü biçimde tesis edilmiştir. Homerik Hymnos 4, Hermes’e Adanan İlahi, bu konuda anahtar niteliktedir. Hymnos’ta bebek Hermes, Apollon’un sürülerini çalar; olay Zeus’un huzurunda çözümlenir ve Hermes’in zeka ve kurnazlığı tanrılar tarafından takdir edilir. Bu anlatının sonunda Zeus, Hermes’e yeryüzündeki tüm hayvanların idaresi ve sürülerin gözetimi konusunda bir yetke verir. Ayrıca Hermes’in Apollon’la yaptığı pazarlık sonucunda, Apollon ona çobanlık alametlerini ve sürü gütmeye dair sembolik nitelikleri devreder. Böylece Hermes, yalnızca haberci tanrı değil, aynı zamanda hayvanların koruyucusu, sürülerin yöneticisi ve pastoral düzenin bekçisi olarak tanımlanır. Bu mitolojik çerçeve, Kriophoros ikonografisinin dinsel anlamını pekiştirir.
Fatma Aytekin'in ilgili makalesinde de tartışıldığı üzere, (makale dergipark'ta var) omzunda koç/kuzu taşıyan figür insanlık tarihinin en eski ikonografik motiflerinden biridir ve kültürler arası aktarım için “nötr” kabul edilen bir formdur. Bu nedenle Erken Hristiyan ikonografisinde aynı tipin yeniden ortaya çıkması şaşırtıcı değildir. Roma mezarlarında 3. yüzyıl “İyi Çoban” tasvirleri, Hermes Kriophoros geleneğinin neredeyse biçimsel bir devamıdır: Genç erkek figürü, omzunda kuzu, pastoral-didaktik bir sahne ve koruyucu bir anlam yükü. Hristiyan sanatında bu motif teolojik bir bağlama oturmuş, fakat pagan ikonografisinden devralınan temel görsel yapı korunmuştur. Bu tür bir ikonografik adaptasyon, erken Hristiyanlığın kendisini gizleme ve yayılma dönemlerinde yaygın bir yöntemdir. Pagan motifler, yeni inancın içerikleriyle yeniden anlamlandırılmıştır.
Bu bağlamda İznik'teki buluntu, Hermes Kriophoros: “İyi Çoban”; Çoban İsa ikonografik çizgisinin Anadolu’daki somut bir halkasını temsil ediyor olabilir. Nikaia, Hermes kültünün Roma döneminde belgelenmiş olduğu bir bölgedir; ticaret yolları üzerinde yer alması Hermes’in “yol gösterici ve koruyucu” kimliğini bölgesel olarak daha da görünür kılmıştır. Bu nedenle pastoral-koruyucu bir figürün İznik’te ortaya çıkması, bölgenin geçmiş dini-toplumsal bağlamıyla uyumludur.
Buluntudaki figürün:
omzunda kuzu taşıması, genç ve idealize edilmiş bir erkek formuna sahip olması, pastoral ve koruyucu bir sahne sunması, kompozisyonun erken Hristiyan ikonografisiyle örtüşmesi, aynı zamanda Hermes Kriophoros tipinin neredeyse bütün biçimsel özelliklerini taşıması gibi unsurlar dikkate alındığında, bu betimin ikonografik köklerinin Hermes olduğu rahatlıkla söylenebilir. Figür ister İsa, ister erken dönem bir aziz, isterse sembolik bir çoban olarak tanımlansın; taşıdığı kültürel miras açısından Hermes Kriophoros’un devamıdır. Hermes’in Homerik Hymnos 4’te kazandığı sürü kontrolü yetkisi, pastoral alametlerin Apollon’dan devralınması ve şehirleri kötülüklerden koruyan Kriophoros kimliği, bu ikonografinin mitolojik temelini oluşturur. Hristiyanlık ise bu biçimi yeni bir teolojik çerçeveyle doldurmuştur.
Sonuç olarak İznik’teki figür, Hellenistik-Roma pagan ikonografisinin Hristiyanlık tarafından dönüştürülerek devralındığı sürekliliğin Anadolu’daki güçlü bir göstergesidir. Bu buluntu, Hermes Kriophoros geleneğinin yalnızca mitolojik ve ritüel düzlemde değil, görsel hafıza ve anlam aktarımı bağlamında da uzun ömürlü olduğunu kanıtlamakta; aynı zamanda erken Hristiyan ikonografisinin kökenlerini çok daha geniş bir kültürel arka plana yerleştirmektedir.

Yazar: Emre Poyraz ( İ.Ü. Eski Yunan Dili ve Edebiyatı)
 

Ekli dosyalar

  • 20251213_084223.jpg
    20251213_084223.jpg
    157.3 KB · Görüntüleme: 43

Necat.

Emektar
Forum Düzeni
Admin
Katılım
26 Mart 2018
Mesajlar
4,051
Beğeni
13,058
Puanları
113
Yaş
62
Konum
Ankara
Hiç okunmayacağını biliyorum ama yine de tez konum olduğu için bir-iki şey söylemek istedim ve bu güzel keşifle ilgili ufak bir değerlendirme yaptım; burada kalsın okunmasa bile arşivlenmiş olur; ben çünkü haberi ilk gördüğümde okumadım ve direkt "Aaa, Hermes!" dedim.
Gelin nedenlerini anlatayım:


Hermes Kriophoros Geleneği Bağlamında İznik’teki “Çoban İsa” Betimlemesi Üzerine Bir Değerlendirme


İznik'te (antik Nikaia) Hisardere nekropolünde ortaya çıkarılan ve basında “Çoban İsa” olarak duyurulan yeni figür, erken Hristiyan ikonografisinin kökenlerini yeniden tartışmaya açarken, aynı zamanda pagan dünyanın çok daha eski bir görsel geleneğinin izlerini de taşıdığını göstermektedir. Özellikle Hermes’in Kriophoros (“Koç Taşıyan”) epitetiyle temsil edilen ikonografik tip, bu bulgunun anlaşılması için hem mitolojik hem de ikonografik düzlemde merkezi bir öneme sahiptir.
Hermes Kriophoros geleneği, Arkaik Dönem’den itibaren Hermes’in en karakteristik tasvir biçimlerinden biridir. Tanrı, omuzlarında bir koç taşırken betimlenir; fakat bu sahne yalnızca pastoral bir yaşamın temsili değildir. Kriophoros figürü, kökeninde koruma, arındırma, kötülüğün şehirden uzaklaştırılması ve topluluğun refahının sağlanması anlamlarını barındırır. Pausanias’ın Tanagra’daki Hermes Kriophoros kültünü anlatırken değindiği arınma alayları, Hermes’in bu kimliğinin toplumsal ritüellerdeki somut karşılıklarını oluşturur. Bu nedenle omzunda koç taşıyan genç erkek figürü, antik Akdeniz görsel kültüründe yalnızca pastoral değil, apotropaik bir semboldür.


Hermes’in pastoral ve sürü koruyucu kimliği mitolojik anlatılarda da güçlü biçimde tesis edilmiştir. Homerik Hymnos 4, Hermes’e Adanan İlahi, bu konuda anahtar niteliktedir. Hymnos’ta bebek Hermes, Apollon’un sürülerini çalar; olay Zeus’un huzurunda çözümlenir ve Hermes’in zeka ve kurnazlığı tanrılar tarafından takdir edilir. Bu anlatının sonunda Zeus, Hermes’e yeryüzündeki tüm hayvanların idaresi ve sürülerin gözetimi konusunda bir yetke verir. Ayrıca Hermes’in Apollon’la yaptığı pazarlık sonucunda, Apollon ona çobanlık alametlerini ve sürü gütmeye dair sembolik nitelikleri devreder. Böylece Hermes, yalnızca haberci tanrı değil, aynı zamanda hayvanların koruyucusu, sürülerin yöneticisi ve pastoral düzenin bekçisi olarak tanımlanır. Bu mitolojik çerçeve, Kriophoros ikonografisinin dinsel anlamını pekiştirir.
Fatma Aytekin'in ilgili makalesinde de tartışıldığı üzere, (makale dergipark'ta var) omzunda koç/kuzu taşıyan figür insanlık tarihinin en eski ikonografik motiflerinden biridir ve kültürler arası aktarım için “nötr” kabul edilen bir formdur. Bu nedenle Erken Hristiyan ikonografisinde aynı tipin yeniden ortaya çıkması şaşırtıcı değildir. Roma mezarlarında 3. yüzyıl “İyi Çoban” tasvirleri, Hermes Kriophoros geleneğinin neredeyse biçimsel bir devamıdır: Genç erkek figürü, omzunda kuzu, pastoral-didaktik bir sahne ve koruyucu bir anlam yükü. Hristiyan sanatında bu motif teolojik bir bağlama oturmuş, fakat pagan ikonografisinden devralınan temel görsel yapı korunmuştur. Bu tür bir ikonografik adaptasyon, erken Hristiyanlığın kendisini gizleme ve yayılma dönemlerinde yaygın bir yöntemdir. Pagan motifler, yeni inancın içerikleriyle yeniden anlamlandırılmıştır.
Bu bağlamda İznik'teki buluntu, Hermes Kriophoros: “İyi Çoban”; Çoban İsa ikonografik çizgisinin Anadolu’daki somut bir halkasını temsil ediyor olabilir. Nikaia, Hermes kültünün Roma döneminde belgelenmiş olduğu bir bölgedir; ticaret yolları üzerinde yer alması Hermes’in “yol gösterici ve koruyucu” kimliğini bölgesel olarak daha da görünür kılmıştır. Bu nedenle pastoral-koruyucu bir figürün İznik’te ortaya çıkması, bölgenin geçmiş dini-toplumsal bağlamıyla uyumludur.
Buluntudaki figürün:
omzunda kuzu taşıması, genç ve idealize edilmiş bir erkek formuna sahip olması, pastoral ve koruyucu bir sahne sunması, kompozisyonun erken Hristiyan ikonografisiyle örtüşmesi, aynı zamanda Hermes Kriophoros tipinin neredeyse bütün biçimsel özelliklerini taşıması gibi unsurlar dikkate alındığında, bu betimin ikonografik köklerinin Hermes olduğu rahatlıkla söylenebilir. Figür ister İsa, ister erken dönem bir aziz, isterse sembolik bir çoban olarak tanımlansın; taşıdığı kültürel miras açısından Hermes Kriophoros’un devamıdır. Hermes’in Homerik Hymnos 4’te kazandığı sürü kontrolü yetkisi, pastoral alametlerin Apollon’dan devralınması ve şehirleri kötülüklerden koruyan Kriophoros kimliği, bu ikonografinin mitolojik temelini oluşturur. Hristiyanlık ise bu biçimi yeni bir teolojik çerçeveyle doldurmuştur.
Sonuç olarak İznik’teki figür, Hellenistik-Roma pagan ikonografisinin Hristiyanlık tarafından dönüştürülerek devralındığı sürekliliğin Anadolu’daki güçlü bir göstergesidir. Bu buluntu, Hermes Kriophoros geleneğinin yalnızca mitolojik ve ritüel düzlemde değil, görsel hafıza ve anlam aktarımı bağlamında da uzun ömürlü olduğunu kanıtlamakta; aynı zamanda erken Hristiyan ikonografisinin kökenlerini çok daha geniş bir kültürel arka plana yerleştirmektedir.

Yazar: Emre Poyraz ( İ.Ü. Eski Yunan Dili ve Edebiyatı)
Kimsenin okumayacağı konusunda çok haklı sayılmazsın :) en azından 1 kişi okudu :) yanlış anlamadıysam erken hristiyanlık dönemi bu eski figürü kendisini yerelleştirmek-gizlemek ve Hz İsayı ikonik hale getirmek için kullanmış. Bu bulunan tek örnek olduğuna göre acaba başka örneklerde var ama gizlilik amacıyla yeraltı tapınaklarındamı vardır yoksa neden sadece 1 örneğe rastlanmış
 

balkaya34

Vip Üye
Katılım
28 Ekim 2017
Mesajlar
1,942
Beğeni
3,253
Puanları
113
Hiç okunmayacağını biliyorum ama yine de tez konum olduğu için bir-iki şey söylemek istedim ve bu güzel keşifle ilgili ufak bir değerlendirme yaptım; burada kalsın okunmasa bile arşivlenmiş olur; ben çünkü haberi ilk gördüğümde okumadım ve direkt "Aaa, Hermes!" dedim.
Gelin nedenlerini anlatayım:


Hermes Kriophoros Geleneği Bağlamında İznik’teki “Çoban İsa” Betimlemesi Üzerine Bir Değerlendirme


İznik'te (antik Nikaia) Hisardere nekropolünde ortaya çıkarılan ve basında “Çoban İsa” olarak duyurulan yeni figür, erken Hristiyan ikonografisinin kökenlerini yeniden tartışmaya açarken, aynı zamanda pagan dünyanın çok daha eski bir görsel geleneğinin izlerini de taşıdığını göstermektedir. Özellikle Hermes’in Kriophoros (“Koç Taşıyan”) epitetiyle temsil edilen ikonografik tip, bu bulgunun anlaşılması için hem mitolojik hem de ikonografik düzlemde merkezi bir öneme sahiptir.
Hermes Kriophoros geleneği, Arkaik Dönem’den itibaren Hermes’in en karakteristik tasvir biçimlerinden biridir. Tanrı, omuzlarında bir koç taşırken betimlenir; fakat bu sahne yalnızca pastoral bir yaşamın temsili değildir. Kriophoros figürü, kökeninde koruma, arındırma, kötülüğün şehirden uzaklaştırılması ve topluluğun refahının sağlanması anlamlarını barındırır. Pausanias’ın Tanagra’daki Hermes Kriophoros kültünü anlatırken değindiği arınma alayları, Hermes’in bu kimliğinin toplumsal ritüellerdeki somut karşılıklarını oluşturur. Bu nedenle omzunda koç taşıyan genç erkek figürü, antik Akdeniz görsel kültüründe yalnızca pastoral değil, apotropaik bir semboldür.


Hermes’in pastoral ve sürü koruyucu kimliği mitolojik anlatılarda da güçlü biçimde tesis edilmiştir. Homerik Hymnos 4, Hermes’e Adanan İlahi, bu konuda anahtar niteliktedir. Hymnos’ta bebek Hermes, Apollon’un sürülerini çalar; olay Zeus’un huzurunda çözümlenir ve Hermes’in zeka ve kurnazlığı tanrılar tarafından takdir edilir. Bu anlatının sonunda Zeus, Hermes’e yeryüzündeki tüm hayvanların idaresi ve sürülerin gözetimi konusunda bir yetke verir. Ayrıca Hermes’in Apollon’la yaptığı pazarlık sonucunda, Apollon ona çobanlık alametlerini ve sürü gütmeye dair sembolik nitelikleri devreder. Böylece Hermes, yalnızca haberci tanrı değil, aynı zamanda hayvanların koruyucusu, sürülerin yöneticisi ve pastoral düzenin bekçisi olarak tanımlanır. Bu mitolojik çerçeve, Kriophoros ikonografisinin dinsel anlamını pekiştirir.
Fatma Aytekin'in ilgili makalesinde de tartışıldığı üzere, (makale dergipark'ta var) omzunda koç/kuzu taşıyan figür insanlık tarihinin en eski ikonografik motiflerinden biridir ve kültürler arası aktarım için “nötr” kabul edilen bir formdur. Bu nedenle Erken Hristiyan ikonografisinde aynı tipin yeniden ortaya çıkması şaşırtıcı değildir. Roma mezarlarında 3. yüzyıl “İyi Çoban” tasvirleri, Hermes Kriophoros geleneğinin neredeyse biçimsel bir devamıdır: Genç erkek figürü, omzunda kuzu, pastoral-didaktik bir sahne ve koruyucu bir anlam yükü. Hristiyan sanatında bu motif teolojik bir bağlama oturmuş, fakat pagan ikonografisinden devralınan temel görsel yapı korunmuştur. Bu tür bir ikonografik adaptasyon, erken Hristiyanlığın kendisini gizleme ve yayılma dönemlerinde yaygın bir yöntemdir. Pagan motifler, yeni inancın içerikleriyle yeniden anlamlandırılmıştır.
Bu bağlamda İznik'teki buluntu, Hermes Kriophoros: “İyi Çoban”; Çoban İsa ikonografik çizgisinin Anadolu’daki somut bir halkasını temsil ediyor olabilir. Nikaia, Hermes kültünün Roma döneminde belgelenmiş olduğu bir bölgedir; ticaret yolları üzerinde yer alması Hermes’in “yol gösterici ve koruyucu” kimliğini bölgesel olarak daha da görünür kılmıştır. Bu nedenle pastoral-koruyucu bir figürün İznik’te ortaya çıkması, bölgenin geçmiş dini-toplumsal bağlamıyla uyumludur.
Buluntudaki figürün:
omzunda kuzu taşıması, genç ve idealize edilmiş bir erkek formuna sahip olması, pastoral ve koruyucu bir sahne sunması, kompozisyonun erken Hristiyan ikonografisiyle örtüşmesi, aynı zamanda Hermes Kriophoros tipinin neredeyse bütün biçimsel özelliklerini taşıması gibi unsurlar dikkate alındığında, bu betimin ikonografik köklerinin Hermes olduğu rahatlıkla söylenebilir. Figür ister İsa, ister erken dönem bir aziz, isterse sembolik bir çoban olarak tanımlansın; taşıdığı kültürel miras açısından Hermes Kriophoros’un devamıdır. Hermes’in Homerik Hymnos 4’te kazandığı sürü kontrolü yetkisi, pastoral alametlerin Apollon’dan devralınması ve şehirleri kötülüklerden koruyan Kriophoros kimliği, bu ikonografinin mitolojik temelini oluşturur. Hristiyanlık ise bu biçimi yeni bir teolojik çerçeveyle doldurmuştur.
Sonuç olarak İznik’teki figür, Hellenistik-Roma pagan ikonografisinin Hristiyanlık tarafından dönüştürülerek devralındığı sürekliliğin Anadolu’daki güçlü bir göstergesidir. Bu buluntu, Hermes Kriophoros geleneğinin yalnızca mitolojik ve ritüel düzlemde değil, görsel hafıza ve anlam aktarımı bağlamında da uzun ömürlü olduğunu kanıtlamakta; aynı zamanda erken Hristiyan ikonografisinin kökenlerini çok daha geniş bir kültürel arka plana yerleştirmektedir.

Yazar: Emre Poyraz ( İ.Ü. Eski Yunan Dili ve Edebiyatı)
@_Trakyalı_ Selam usdam,
Yazınızı tek kelime atlamadan basdan sona okudum,
Bu güzel anlatiminizdan dolayida teşekkür ederim, @Kader25 usdam halen Romanin sarılarının peşinde , Iyide bu is nasil olacak ?

Usdam bu yazınızda ( HERMES ) den bahsettinizde , Aklıma takıldı, Bu hermes ( kulaksız hermes ) miydi acaba ,Sirtinda koc olan hernesin kukagı tamam , Hatırlatıyım dedim, Belki ben yanlış hatırladım,
ALLAHA emanet ol usdam saygilar selamlar,
 

Kader25

Nasip olursa olur..!
Admin
Katılım
13 Nisan 2016
Mesajlar
5,209
Beğeni
18,530
Puanları
113
Yaş
55
Konum
Dünya küçük bir köy
@balkaya34 abim,
Allah cc çalışana gayret edene arayana veriyor. Ben ise pandemiden beri bu konuda yatmaktayim. Armut piş ağzıma düş modunda beklemekteyim. 😁

Amma hedeflerinden vazgeçmiş de değilim. Patrona bırak beni diyorum adam bırakmıyor. Buda benim kaderim.
Vakit saat gelmedi deyip beklemedeyim.
 

Necat.

Emektar
Forum Düzeni
Admin
Katılım
26 Mart 2018
Mesajlar
4,051
Beğeni
13,058
Puanları
113
Yaş
62
Konum
Ankara
@balkaya34 abim,
Allah cc çalışana gayret edene arayana veriyor. Ben ise pandemiden beri bu konuda yatmaktayim. Armut piş ağzıma düş modunda beklemekteyim. 😁

Amma hedeflerinden vazgeçmiş de değilim. Patrona bırak beni diyorum adam bırakmıyor. Buda benim kaderim.
Vakit saat gelmedi deyip beklemedeyim.
Bir yanda patron bir yanda Romanın sarıları :) Kader ustam bence tercihini bir daha gözden geçir :) üstelikte köyü bekleyene bir sürü kişi varken :)
 
Üst Alt