Slm Trakyalı üstadım herşey çok güzel anlatmışsınız eminim sizi anlayanlar var .ama ben anlamakta zorluk çekiyorum .nedenmi çünkü üst perdeden konuyu anlatıyorsunuz .seviyeyi biraz düşürmelisiniz yoksa sadece okumakla kalırım .saygılarımla Allah'a emanet olun .biraz cubuklardan Bahs edelim ne tür bir cubuk kulanalim nasıl kulanalim tutuş şekli ne bileyim daha sade anlayabileceğimiz şekilde
A.Selâm
Yalnız değilsiniz. Okuyanların %99,9'u anlamıyor.
Çünkü anlamak istemiyor. Anlamaları için konuların içindeki fizik terimlerini araştırıp hazmedip, arazide çıplak gözle görebilmeleri gerekiyor. Bunu yapabilmek için de hem kitap sayfası çevirmesi hem de arazide çizme giyip çalışması gerekiyor. Ayrıca çok yönlü bakabilmeleri gerekiyor. Konuları birleştirip düşünmeleri gerekiyor.
Çubuk cinsiymis, cubuk tutma pozisyonuymus bunlar kahvehane sohbetlerine meze olur ancak.
Bunların çok önemli olduğunu düşünen insan bir arpa boyu yolu, bir ömür boyunca yürüyemez.
Kalıplara alışmış insanlar. Zihinlerinde sıkışıp kalmışlar. Benim yazılarım kalıplaşmış alışkanlıkları olanlara göre hiç değil.
Örneğin, inat eder 50 metreden fazla mesafeden sinyal alınamaz diye. Kaynak göster desek ya ben alamıyorum der, ya da şu şu otorite ustalar böyle böyle diyor der vs.
Kuş uçuşu 716 m yatay mesafeden sinyal aldım. Gittim baktım Roma aile mezarlığının dağıtılmış mini nekropol alanı çıktı dediğimde gülerler.
Aynı adamı araziye vadi içine götürüp sistemi kurdum. Verdim eline çubukları bak bakalım sinyal var mı etrafta dedim. Nasıl bakayım diye sordu? İster etrafında dön ister sabit dur dedim. Canın hangisini isterse o yöntemi kullan. Serbestsin.
Yapti kafasına göre bir şeyler. Bir istikamette sinyal var dedi. Dedim tam göster neresi? Peki dedim ne kadar uzak? Bilmiyorum dedi. Git dedim üstüne bakalım ben bi sigara içeyim.
Gitti gitti gitti. Bayağı gitti. Yoruldu geri döndü. Ne oldu dedim? Gidiyor dedi bu sinyal bu tarafa. Emin misin dedim aynı sinyal mi? Aynı dedi ya.
Ne kadar yurumussundur dedim? 300 m vardır dedi. Peki dedim bin arabaya.
Gel dedim sinyalin istikametine gidelim arabayla.
Sirti çıkıp tümülüsü gördüğünde şok oldu.
Ölç dedim ac telefondan haritayı.
1 küsür km dedi.
E dedim noldu senin 50 metrene?
Tümülüsler,nekropol gibi alan bozunumu büyük olan yerlerde, bir çok şey üst üste biner.
Ha tumulus, ha aynı parselde 5-6 mezar.
Ya da güzel hacimli bir oda içerisinde yoğun metal. Farketmez.
Yok diaelektrik farkiymis v.s. çok sığ düşünceler bunlar.
Bir hedefte en az 3 şey üst üste biner.
* Gradyan bozunumu
* Metalin ikincil imzası
* Yönlü İzdüşümü
Bir sinyal alırsın. Uzak mesafeyse Bu sinyal;
Potansiyel Alan Adayıdır.
Devasal alanı taramissindir. Aradığının olma ihtimali olan bölgeyi işaret eder. Bu ilk asamadir.
Bu potansiyel hedef adayıdır.
Kalkar alanın başına gidersin. Tekrar testlerini yaparsın.
Aradigin var mı yok mu değerlendirir ölçer biçersin.
Bu işe gerçekten gönlünü veren insan, çubuğu nasil tutayım, hangi metalden çubuk yapayım diye sormaz.
Detaya girer. Aklını kullanmak istiyorsa detaya girer. Çünkü beyni O'na der ki, mantaliteyi anlarsam, neyin ne olduğunu algılarsam, gerisi zaten çorap söküğü gibi gelir.
Herkes oltayı alır balığa çıkar.
Ama birileri detaya girer.
Kendine sorar;
Hedef balığım ne?
Hangi suda avlanacagim?
Hangi derinlikte avlanacagim?
Hangi iğneyi kullanacağım?
Hangi incelikte misina kullanacağım?
Fluoracarbon misina mı normal mi?
Hangi yemi kullanacağım?
Şamandirali mi dip oltasi mi?
Yemleme yapacak mıyım?
Hava bulutlu mu güneşli mi?
Rüzgâr durumu ne?
Hedef balığın 24 saat içindeki yemlenme davranışları ne?
Hangi saatte hangi merayi sever?
Etçil ise hangi balığın arkasından koşar?
Arkasından kostugu balığın yaşam alanları neler?
Bu balık günün hangi saatinde nerede takılır?
Uzar uzar uzar gider.
Göt ıslanmadan balık tutulmaz.
Baligi tutmak isteyende dersine çalışır.
Dersine çalışmak istiyorsa da okur,araştırır, uygular.
Kovayı göl kenarına koyup, içine balık ziplasin diye bekleyen adamla kimsenin işi olmaz.
Bir sürü konu açtım. Sorulmasi gereken onlarca kilit soru var. Biri çıkıpta şak diye dalmadı konuya.
Banane.
Ben yazar geçerim.
Yeterince aydınlatıcı olmuşumdur diye düşünüyorum.
Rast gelsin..