Gerçek Kilitlenme - Uzağı Yakın Etme - Bir Sihir = FAZ

A21MEDLi

Admin
Katılım
11 Eylül 2011
Mesajlar
4,137
Beğeni
9,565
Puanları
113
(Tecrübelerim tamamen beni bağlar.)

Merhaba,

Bu yazım, diğer yazılarımdaki bilgilerden daha komplike ve bütünü en yakın tanımlayan olarak nitelenebilir.

Yüzlerce metre mesafeden hedefin varlığını anlayabilmek, L çubuklar ile temiz bir kilit alabilmenin nasıl vuku bulduğunun,
en anlamlı, en bilimsel, en açıklayıcı ve sahaya en uygun yazısı olmaya adaydır.
Düşünce sınırlarının zorlayıcısı ve tamamlayıcısı olacaktır.

Fazı anlamak için, önce dalgayı anlamamız gerekiyor.

Dalga : Bir ortamda enerji, titreşim ya da bilginin, parçacık taşınmadan salınım yoluyla ilerlemesi.

Dalganın özü:
Bir şey yukarı–aşağı / ileri–geri / sağa–sola salınır.
Bu salınım aktarılır. Böylece ilerleme olur

Zihinde anlam bulması için örnekler;
Su dalgası: Su yukarı–aşağı sallanır, dalga ilerler.
Ses dalgası: Hava sıkışır–gevşer, dalga ilerler.
Elektromanyetik dalga: Elektrik ve manyetik alan salınır, dalga ilerler.

Burada önemli olan nokta;
Dalga ilerler, ama maddenin kendisi ilerlemez.
İlerleyen şey salınım düzenidir.


Dalganın 3 temel parçası vardır.
Bir dalgayı tanımlamak için sadece üç şey yeter:

Genlik - Ne kadar güçlü?
Frekans - Saniyede kaç kez titreşiyor?
Faz - Şu anda titreşimin hangi anında?

Bunlar birbirinden bağımsızdır:
Genlik güçtür.
Frekans hızdır.
Faz zamandaki konumdur.

FAZ NEDİR?


Bir dalga dönerek ilerleyen bir hareket gibidir.
Bir tam salınım = 1 tur = 360°

Faz, şu sorunun cevabıdır:
“Dalga bu 360°’lik turun neresinde?”

Örnek:
Faz = 0° sıfırdan başlıyor,
Faz = 90° tepeye çıkıyor,
Faz = 180° tekrar sıfırdan geçiyor,
Faz = 270° dipte,
Faz = 360° başa döndü.
Yani:
Faz = dalganın o andaki matematiksel durumudur!

Bir dalgayı daire gibi düşünün ve kalemi elinize alın. Kağıdın üzerinde, saatin dönüş yönünde bir daire çizmeye başlayın.
İlk çizmeye başladığınız nokta, dairenin orta ve en sol yanı olarak düşünün. Başlayın çizmeye:

0° → başlangıç
90° → yükselme
180° → başlangıç hizası
270° → düşüş
360° → tekrar başa dönüş
İşte faz, dalganın bu döngüde hangi noktada olduğunu söyler.

Faz = dalganın konumu / zaman bilgisi

Dalga Olmadan FAZ olur mu?


*** Hidden text: cannot be quoted. ***


* Elektromanyetik Dalgada Faz Ne Demektir?
Elektromanyetik dalgada:

Elektrik alan ve Manyetik alan birbirine dik şekilde salınır. Bu salınımın:

Bir frekansı vardır.
Bir genliği vardır.
Ve bir fazı vardır.

Faz şunu söyler:
“Elektrik alan şu an tepeye mi çıkıyor, sıfırdan mı geçiyor, yoksa dibe mi iniyor?”

Yani faz:
“Dalga var mı?” değil
“Dalga hangi durumda?” bilgisidir.

2 DALGANIN FAZI NE ZAMAN ÖNEMLİ OLUR?

Tek dalgada faz tek başına anlam taşımaz.
Ama iki dalga karşılaştığında faz kritik hale gelir.
Fazları aynıysa - pekişme
Fazları zıtsa - sönme
Yani:
Faz, dalgaların birbirini nasıl etkilediğini belirler.

Bu yüzden faz:
Enerjiden bağımsız,
Ama düzeni belirleyen şeydir.

TOPRAK ENERJİYİ YOK EDER, FAZI NEDEN YOK ETMEZ?

Çünkü:
Enerji - genlikle taşınır.
Faz - zaman düzeniyle taşınır.

Toprak:
Dalganın genliğini emer.
Dalganın gücünü öldürür.
Ama:
Dalganın zaman düzenini mutlak olarak yok etmek zorunda değildir !

Bu yüzden fiziksel olarak şunlar aynı anda doğru olabilir:
“Dalga enerjisi yüzeye ulaşmıyor”
“Ama faz bilgisi hâlâ korelasyon halinde”

Bu olayın teknik adı:
Sönümlü dalga davranışıdır.


Güçlü bir dalga toprakta ölür.
Ama o dalganın zaman içindeki düzeni bozulmadan yukarı sızar.
BURADA GÜÇ YAKALANMAZ, DÜZEN YAKALANIR!
Yani algılanan şey:
Bir “dalga gücü” değil,
Bir dalga düzeni (faz düzeni) dir.

Dalga, salınımın kendisidir. Faz ise o salınımın zaman içindeki anlık konumudur.
Dalga enerjiyi taşır, faz ise dalganın zaman-mekân düzenini taşır.

Son derece net ayrım;

Dalga = SALINIM
Genlik = GÜÇ
Frekans = HIZ
Faz = O SALINIMIN ŞU ANKİ KONUMU

FAZ, salınan her şeyde "OTOMATİK" oluşur.
Elektromanyetik dalga,
Elektron salınımı,
Atom titresimi,
Kristal kafes titresimi,
Plazmon salınımı (metallerde toplu elektron hareketi)

Bir yerde periyodik hareket varsa, orada FAZ vardır.
Kk
***** Bizim aradığımız HEDEF METÂLde olan şey şudur; *****
Serbest elektronlar sürekli mikro ölçekte salınır.
Bu salınım bir toplu davranışa dönüşür (plazmon).

Bu plazmon salınımının:
Bir frekansı vardır.
Ve zorunlu olarak bir fazı vardır.

Yani metal “faz üretmiyor” — metalin içindeki elektron denizi zaten fazlıdır.

HER METALİN FAZI FARKLI MIDIR?

Evet, her metalin faz davranışı farklıdır.

Ama kritik ayrım şudur:
Fazın kendisi değil, fazın davranışı farklıdır.

Bunu belirleyen şeyler:
Serbest elektron yoğunluğu
Kristal kafes yapısı
İçsel direnç
Plazma frekansı
Yüzey plazmon rezonansı.

Altın; fazı en stabil taşır. Gümüş daha hızlı yayar. Bakır fazı taşır ama fazla sönümler. Demir,manyetik düzensizlikten dolayı fazı bozar.

Aynı faz bilgisi, farklı metallerde farklı hızda, farklı stabilitede ve farklı sönümle taşınır.

FAZ NEDEN TAMAMEN SOĞURULMAZ, NEDEN UZAK MESAFELERE TAŞINIR?

Burada kritik hata, birçok insan fazı enerji sanıyor. FAZ ENERJİ DEĞİLDİR!

Elektromanyetik dalga - enerji taşır.
Faz - bilgi taşır.


Toprak:
Enerjiyi soğurur.
Genliği öldürür.
Ama faz bilgisini tamamen yok etmek zorunda değildir!

Çünkü faz:
Bir şeyin ne kadar güçlü olduğunu anlatmaz.
Bir şeyin hangi anda olduğunu anlatır.

Faz bileşeni 》üstel zayıflayarak varlığını sürdürür!!!


Soru şu:
300 m mesafeden hedefe kilitlenen bir çubukçunun, nasıl olurda kilidi bozulmaz?
Çünkü çubukçu, enerjiye değil, faz uyumuna kilitlenir.

Faz kilidi şuna dayanır:
İki sistemin fazı eşleştiği anda, aradaki ortamın kötü olması kilidi bozmaz.
Çünkü çubukçu artık “yayılan dalgayı” değil,
ortak faz referansını takip eder.

Gündelik bir benzetme yaparsam, fiziğe uygun değil ama yine de okuyucunun zihnine yer eder;

İki saati aynı saniyeye ayarlarsın.
Sonra aralarına kalın bir duvar koysan bile, her ikisi de aynı fazda yürümeye devam eder.
Duvar enerjiyi keser, ama zaman bilgisini geçmişte kilitlediği için faz ilişkisi sürer.

SİSTEM (L çubuk ile kullanılan ek düzenek) ile HEDEF kilidi de buna benzer:
Bir anlık faz eşleşmesi oluyor,
Sonrasında sistem o faz referansına oturuyor.

Bir başka soru:
Bu esnada çubukçunun sabit durarak kurduğu çubuk, neden bir şeyi arayıp bulmuyor da, direk hedefe doğru döngü başlatıyor?

Çünkü bu artık sinyal yakalama değil, şudur;

Ortamda birçok zayıf faz bileşeni vardır.
Ama çubukçunun sisteminin, sadece kendi fazına uyan bileşeni kararlı bulur.
Diğerleri kararsız kılar.

Bu yüzden:
Çubuklar rastgele hareket etmiyor.
Sadece uyumlu fazın olduğu yöne çökmüş oluyor.

FAZ, elbette zayıflar ama mesafeyi umursamaz gibi davranır. Bu yüzden sistem, Ne kadar güçlü? diye sormaz.
***Bana UYUYOR MU?*** diye sorar.


Her şeyi, uzun ama tek cümleye sığdırıyorum:
Yer altındaki metalin elektron denizinin doğal salınımı bir faz imzası oluşturur. Bu faz bilgisi toprak içinde enerjisi yok olarak ama zaman/faz düzeni korunarak yüzeye sızar. Yüzeydeki sistem bu faza senkron olduğunda, hedefle ortak bir faz referansına kilitlenir. L çubukları bu ortak fazın "uzaydaki gradyanına" yönelerek hedef doğrultusunda mekanik olarak kilitlenir.

Enerji kaybolur.
Genlik söner.
Faz bilgisi sönmek zorunda değildir.

Bu yüzden ben, GÜÇ ölçmüyorum. UYUM ölçüyorum. Dalga izlemiyorum, faz referansı izliyorum!

HEDEF İLE SİSTEM 2 DALGA , FAZDA KİLİTLENDİĞİNDE NEDEN TEK SİSTEM GİBİ DAVRANIR?

Tek sistem ne demek?
İki ayrı sistem (hedef metal ile sistem)normalde şunlara sahiptir:
Kendi frekansı,
Kendi fazı,
Kendi enerjisi.
Bunlar bağımsızsa, her biri kafasına göre salınır.
Ve iki ayrı sistem gibi davranır.

Ama aralarında çok zayıf bile olsa sürekli bir etkileşim varsa ve bu etkileşim faz bilgisi taşıyabiliyorsa, şu olur:
Sistemler artık kendi fazlarını serbest seçemez, birbirlerine uymak zorunda kalır.
Bu anda matematiksel olarak:
Artık iki ayrı faz yoktur.
Tek ortak faz vardır.
İşte bu noktada fizik “iki sistem” demez:
Bağlaşmış tek sistem” der.

Yani artık faz farkı değişmez. Sistemler birbirine kilitlenmistir.

Faz kilidi şunu üretir:
Birinin hızlanması 》 öteki de aynı anda hızlanmak zorundadır.
Birinin yavaşlaması 》 öteki de uymak zorundadır.
Birinde faz kayması 》 diğerinde de aynı kayma oluşur.

Yani:
Artık “A ne yapıyor?” ve “B ne yapıyor?” diye sorulamaz.
Doğru soru şudur:
“AB birlikte ne yapıyor?”
Bu, tek sistem tanımıdır.

Böyle bir ortam kurulduğunda, çubuklar rastgelelilikten çıkar ve kararli biçimde kilitlenir.
Yeni küçük etkiler, onları kolay kolay bozmaz.
Hedef + algilayici (sistem) + ortam , ortak enerji konfigürasyonunu oluşturur.

Burada sistem artık serbest değildir. Eğer serbest olsaydı, en küçük gürültü de bile yer değiştirirdi.

Çok "sade" bir benzetme:
2 ayrı sarkaç düşünün. Ama aralarında ince bir yay ile "bağlantısı" olsun.
Başta ayrı ayrı salınırlar. Bir süre sonra aynı ritimle salınmaya başlarlar.
Hangisini izlediğin önemini yitirir. Artık iki ayrı sarkaç gibi değil, tek çiftli sarkaç gibi davranırlar.
Burada olan enerji paylaşımı. Ama daha önemlisi, fazın ortaklaşması.

“Tek sistem gibi davranmak”:
Arada gizemli bir bağ kurulduğu anlamına gelmez!

Işık hızının aşıldığı anlamına gelmez.
Enerjinin uzaktan aktığı anlamına gelmez.
Sadece şu anlama gelir:
Faz değişkenleri artık bağımsız değildir.
Bu, klasik fizik + quantum fiziğinde tamamen standart bir durumdur.


Çubuklar dönüp kilitlendiğinde, artık olası yönler arasında salınmıyor. Tek kararlı yön seçiliyor.
Bu, hedefin yönünün sistem tarafından “seçilmiş özdurum” haline gelmesi demek oluyor.

Faz, mesafeye bağlı olarak üstel zayıflar ama yine de faz korunarak yayılır. Faz bozulmadan taşınır.

Enerji neredeyse sıfıra iner, ama faz bilgisi kaybolmaz.

Toprak derinliği enerjiyi öldürüyor ama yön bilgisini öldürmüyor. Bu yüzden:
Güç yok,
Ama yön var.


Son cümle:
300 metreden de, 500 metreden de hedefe kilitlenebilir.
Bunun altında başka başka şeyler aramaya gerek yoktur. İşleyişi bilen, işleyişi doğru kurgulanan bir yapı çok şeyi başarır.

Rast gelsin..
Emeğine sağlık ustam Çok kıymetli bilgiler vermişsin konu uzun olunca kacırdığım noktalar oluyor (malum nedenden dolayı)
Bu konu Yaptığım sistemin Bilimsel sçıklaması olmuş diyebilirim...Yeraltını yeryüzünde görebildigin Sistem Tamda bu yazdıklarında saklıdır.
Genlik "
Frekans"
Faz"
Bu üçünü içinde barındıran sistem yapabilirsense ? ( Güney Kuzey Doğu Batı ) Kullanman gerekecek.
"Dalganın özü" aşağı yukarı sağa sola dediğin Enlem /Boylam 4 Ana yönlerdir..
Yanlıs yön yanlış hedefe götürür.
 

A21MEDLi

Admin
Katılım
11 Eylül 2011
Mesajlar
4,137
Beğeni
9,565
Puanları
113
Ustam Anlattığın Sistem elektronik olmasına Rağmen 1,5 volt enerjiye dahi gerek yoktur. 0 enerji ile Güçlü alan.
 

A21MEDLi

Admin
Katılım
11 Eylül 2011
Mesajlar
4,137
Beğeni
9,565
Puanları
113
Ustam yazılarını Sındire Sındire okuyunca
Kafamda bir türlü anlam veremedigim taşlar yerli yerine oturuyor.2 sorum var cevap verseniz sevinirim.
-Genlik olusunca: enerjiye gerek kalmıyor öylemi ?
-Genlik olusunca: enerjiye gerek kalmadan Frekansı ilerletiyor öylemi ?
 

_Trakyalı_

Vip Üye
Katılım
29 Mayıs 2024
Mesajlar
384
Beğeni
1,377
Puanları
93
Ustam yazılarını Sındire Sındire okuyunca
Kafamda bir türlü anlam veremedigim taşlar yerli yerine oturuyor.2 sorum var cevap verseniz sevinirim.
-Genlik olusunca: enerjiye gerek kalmıyor öylemi ?
-Genlik olusunca: enerjiye gerek kalmadan Frekansı ilerletiyor öylemi ?
Ustam genliğe takilinacak özel bir durum yok.
Genlik enerji taşıma kapasitesini belirler.

L çubuk sistemlerinde elektroniğe karşıyım.
Elektronik bileşenler kullanmadım ve kullanmayı düşünmüyorum.
Doğanın ve elementlerin kendine özgü kullanılabilir enerjileri varken ve bunlar daha öngörülebilir haldeyken, yapay bir enerji eklentisi bana göre sadece karmasiklik üretir.

Alıcı ve vericiyi içinde barındıran, istenilen hedefte seçici davranış gösterebilen bir sistemi tasarlamak için elektroniğe gerek yok.

Zaten her maddenin enerjisi var. Önemli olan doğru bileşenleri, doğru konumlandirabilmek.
 

A21MEDLi

Admin
Katılım
11 Eylül 2011
Mesajlar
4,137
Beğeni
9,565
Puanları
113
Öyledir L çubuk ve elektronik bileşenler birleşince hedefi saptırır çünkü herbir entegresinde direncinde farklı farklı Frekanslar barındırır.
Fakat genlesme ile çubuk çok şahane ikili olusturuyor
 
Üst Alt