senin yerlerin şifresini çözmek zordur ama zevklidirde. sana şöyle söyleyim; yüklü mal olan yerler yani medeniyet vs ,bu yerlere biraz uzaktan bakarsan yada hakim bir noktadan yerin sınırlarını görürsün. tıpkı tatlı su ile deniz suyunun birbirine karışmadığı gibi. ilk bakışta bunu göremezsin. bu yüzden iyi gözlemlemek gerek...
arazide karşılaştığım çoban ile kısa bir diyaloğumu anlatayım. çoban bana''uzun zamandır bularda çalışıyorsun o kadar emek verdin abi.burda en ufak bir küp parçası bile yok.hiç bir işaret emare vs görmedim.çoçukluğum bu dağlarda tepelerde geçti.neye göre kazıyorsun abi merak ettim'' dedi. kafamı kaldırdım ve gözünün içine baktım''eyy çoban kardeş, şu çıktığın dağ,dağ değil,şurda hayvanları otlattığın tepe,tepe değil''dedim..tabiki ne demek istediğimi anlamadı.oysaki yıllardır üzerinden geçtiği suni tepeleri algılamamışlardı...yani demek istediğim, bizler çobanlardan çok ilerdeyiz,defineciyiz. iyi gözlem şart.araziyi okumadan önce ilk bilmemiz gereken burada hangi medeniyetlerin yaşadığı,o insanların sosyal yaşamlarını,dini ritüellerini,ölü gömme geleneklerini,tarihini vs bilmek gerekirki azda olsa onları anlayabilelim ve kendimizi onlar gibi düşünmeye sevk edelim...
en son açtığım konudaki resimleri görmüşsündür. ne gibi bir yapı malzemeleri kullandıklarını anlattım. bunlar buz dağının görünmeyen yüzü...işaretleri çözsek bile,toprak altında bizi ne gibi zorlukların,tuzakların,işaretlerin beklediğini bilemeyiz..bir çok defineci arkadaşımız henüz yüzeysel çalışmaları gerçekleştiremeden tahmin üzerine kazıya başlıyor ve hüsranla bitiriyor.
anlatımına göre senin yerlerin kıymetli ve paralı yerler...şüphelendiğin yere sabahtan git ve orda piknik yap.bir güneşli günün orda geçsin.eğer mal senin nasibinse daha önce görmediklerini görürsün dostum. bunu unutma!
saygılar kervan