- Katılım
- 14 Ekim 2013
- Mesajlar
- 361
- Beğeni
- 744
- Puanları
- 93
selam... istanbul beyazıtta bir arkadaşımın şarküteri dükkanı var by dükkan yoldan yani asfalttan bir kaç basamak yukarda, bu arkadaşım dükkanın tabanını düşürüp yol seviyesine getirmeye karar veriyor ve bir kaç işçi ile anlaşıyor dükkanı kapatıp hatta kepekleride kapatıp içerde başlıyorlar çalışmaya kepenkleri kapama sebebi belediyeden izin almadan yaptığı için kimsenin görmesini istemiyor bir gün 2 gün derken tabanı baya düşürüyorlar yol seviyesine kadar 3cü gün arkadaşım yan dükkanın sahibi ile dışarda tavla oynuyor içerde hilti ile kırım yapan işçi hiltinin ucunun boşa düştüğünü görüyor ışık tutuyor ve aşşanın boş olduğunun farkına varıyor işçiler aca içerde bişey varmıdır die heyacanlanıyor ama dükkanın sahibinede haber verimiyorlar emin olmak için deliği biraz genişletiyorlar içeri bir seyyar lamba salıp bakıyorlar hiç bir şey yok tam kafasını delikten çıkaracakkken tavanda asılı oldukca büüyük bir küp görüyorlar hemen biri dışarı cıkıp dükkan sahibini çağırıyorlar oda bakıyor ve heyacan tavan yapıyor lepenkleri indiriyor ve işçilere şu sözleri söylüyor bakın arkadaşlar işçilik amemelik sahiplik bitti bu dkkadan sonra hepimiz arkadaşız burdan bu küpten ne çıkarsa burda kardeş payı yapıyoruz şu kapıdan cıkan bir daha geri donmesin bir birimizi tanımıyoruz deyip anlaşıyorlar, deliği iice büyütüp içeri girecek kıvama getiriyorlar dükkanın sahibi işçilerin telefon trafiğine girdiğini görünce hepsnin elinden telefonları topluyor ve birini alıp işçilerden birini alıp aşşa iniyor elinde seyyar lamba var ayağının altına bi sandalye alıp küpü aşşa cekiyorlar ama gelmiyor uğraşlar sonunda beceremiyorlar ve yukardan bir çekiç istiyor kırmaya kadar veriyor yani ayağının altına sandelyeyi koyup bir elinde seyyar lamba diğer elinde çekiç başlıyor okumaya çekici kaldırıyor ve tamvuracakken derin bir yanma hissi geliyor tüm vucuduna acı dahada artıyor ve yere düşüyor bir süre sonra zihnen öldüğünü düşünmeye başlıyor önce gül kokuları duyuyor ohh diyor cennete gidiyorum deyip ruhen kendini rahatlatmaya çalışıyor hemen ardında sesler duymaya başlıyor ve suratında tokat misali şaplaklar ve acı hisediyor gözünü acıyor bakıyor işçiler başında bunu tokatlıyor gül kokusu dediğide işçilerin onu ayıltmak için kullandığı kolanyaymış bu kendine gelip ayağa kalkıyor meğer elindeki seyyar lamba ceryan kacağı varmış bunu çarpmış buda o piskolojiyle bayılmı ahahahhahaaa

daha sonra küpü kırıyor içi boş kahroluyorlar meğer o küp yüz yıllar önce ordaki dükkanın kasası imiş ee hasan abi boşluğu odayı naptın kapadınmı diyorum yokbe dedi çıkan pisliği doldurdum nakliyeden kurtuldum diyor hiç aklımdan cıkmayan bi komedi sizinlede paylaşmak istedim =)))) tşkkr ederim dinediniz beni .